Category: Dünya

Asya hisseleri yükseliyor

Asya hisseleri, bölgesel gösterge endeksin Salı günkü kayıplardan toparlanmasının ardından yükseliyor.

Asya hisseleri, tüketici ürünleri ve materyal hisselerinin yükselişlere öncülük etmesi ile bölgesel gösterge endeksin Salı günkü kayıplardan toparlanarak 6 ayın zirvesine yönelmesinin ardından yükseliyor.

MSCI Asya Pasifik Endeksi, yüzde 0.2 yükselerek Tokyo saati ile 09:03’te 148.98 puana geldi. Endeks, Salı günü itibarıyla bu yıl yüzde 7.8 yükseldi ve değerlemeleri tahmini gelirlerin 15 katına taşıyarak Mayıs 2010’dan bu yana en yüksek seviyeye getirdi.

IG Ltd. stratejistlerinden Evan Lucas, “İvmelenme net bir şekilde bir sonraki hareketin yukarı yönlü olacağına işaret ediyor” dedi.

Avustralya’sa S&P/ASX 200 Endeksi yüzde 0.2 yükseldi. Yeni Zelanda’da NZX 50 Endeksi yüzde 0.1 geriledi.

Piyasalar “Fed” sonrasını fiyatlıyor

Uluslararası piyasalar, Fed toplantısı sonrası yapılan açıklamanın ayrıntılarını fiyatlıyor.

Dolar zayıfladı ve önemli para birimleri karşısında, 2013 yılından bu yana en büyük haftalık kaybına yöneldi. Petrol altı yılın en düşük seviysi yakınında seyrederken, ABD Hazine tahvilleri, Ocak ayından bu yana en iyi haftalık performansına hazırlanıyor.

Bloomberg Dolar Spot Endeksi, Tokyo saati ile 13:37’de, yüzde 0.3 aşağıda seyrediyordu ve euro dolar karşısında yüzde 0.2 tırmandı. Çin para birimi yuan, dolara endeksli seyrin sonlandırıldığı 2005 yılından bu yana en büyük haftalık kazancına doğru ralli yaptı. MSCI Asya Pasifik Endeksi dalgalı seyretti. Standard & Poor’s 500 (S&P 500) endeks vadeli kontratları fazla değişmezken, 10 yıl vadeli ABD tahvillerinin faizi bir baz puan geriledi. ABD petrolü varil başına 43.90 dolardaydı ve beşinci haftayı da kayıpla geçmeye yöneldi.

Para birimlerinin büyük bölümü bu hafta, Fed’in ABD faizi için tahminlerini düşürmesinin ardından dolar karşısında güç kazandı. Ham petrol, arzına rttığı bir ortamda, değer kaybederek, yeniden ayı piyasasına yaklaştı. japonya Merkez Bankası Başkanı Haruhiko Kuroda ve Avustralyalı mevkidaşı bugün konuşma yapacak. Avrupa Birliği liderleri, Yunanistan’ın mali yardımın devam etmesi için kreditörlerin öne sürdüğü koşulları karşılamakta güçlük çekmesi ile birlikte, Brüksel’deki toplantılarına bugün de devam edecek.

Singapur’da UBS Wealth Management’ın Asya-Pasifik hisse senedi, kredi ve makro şef yatırım yetkilisi Hartmut Issel, Bloomberg TV’ye yaptığı değerlendirmede, “Bu noktada biraz kar satışları görüyoruz,” dedi ve “Büyük resmi kaçırmamak lazım. evet, Fed şu sıralar düşündüğümüzden biraz daha fazla güvercin, ancak halen, güçlü bir işgücü piyasası olan, çok güçlü bir ABD ekonomisi hakkında konuşuyoruz” şeklinde görüş bildirdi.

ABD hisseleri rallinin ardından geriledi

ABD hisseleri, Fed’in yaptığı açıklamalar ile ralli yapmasının ardından geriledi.

ABD hisseleri, Çarşamba günü Fed’in yaptığı açıklamalar ile ralli yapmasının ardından geriledi. Hisse senelerindeki değer kaybında bankaların düşüş göstermesi ve petrol fiyatlarındaki gerileme ile enerji şirketlerinin aşağı yönelmesi etkili oldu.

Transocean Ltd. ve Chesapeake Energy Corp. yüzde 4.4’ten fazla gerileyerek enerji hisselerindeki düşüşleri hızlandırdı. Citigroup Inc. ve Morgan Stanley yüzde 1.7’den fazla değer kaybetti. Nasdaq Biotekonoloji Endeksi yüzde 1.9 yükseliş ile rekor seviyeye ulaştı. Apple Inc. Dow Jones Industrial Average’deki ilk gününde geriledi.

Standard & Poor’s 500 Endeksi, yüzde 0.3 gerileyerek New York saati ile 16:00’da 2,089.27 puan ile günü tamamladı. Dow Jones, Çarşamba günü yüzde 1.3 yükselmesinin ardından 117.16 puan veya yüzde 0.7 düşüş ile 17,959.03 puan oldu. Nasdaq Bileşik Endeksi, kısa bir süre için 5,000 puanın üzerine çıkmasının ardından yüzde 0.2 arttı. ABD borsalarında yaklaşık 6.2 milyar hisse senedi işlem gördü. İşlem hacmi 3 aylık ortalamanın yüzde 7.5 altında seyretti.

ABD’de Perşembe günü açıklanan verilere göre, 2014 yılının 4. çeyreğine ilişkin cari işlemler açığı 113,5 milyar dolarla 2012’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen hafta ilk kez işsizlik maaşı talebinde bulunanların sayısı ise önceki haftaya oranla bin kişi azalarak 291 bin kişi oldu.

Fed, Çarşamba günü sona eren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında faiz oranını değiştirmezken, sözel yönlendirmede kullanılan “sabırlı” ifadesinin kaldırılmasına karar vermişti. Toplantının ardından basın konferansı düzenleyen Fed Başkanı Janet Yellen, yönlendirmedeki değişikliğin Fed’in faiz artışına Haziran’da başlayacağı anlamına gelmediğini, politikaların verilere dayandığını açıklamıştı.

Yeni tehdit Çin’den geldi: Devalüasyon!

Küresel deflasyon dalgasını şiddetlendirebilecek yeni sorun kapıda; Çin’de devalüasyon…

Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarının analistlerine, “şu anda küresel ekonomideki en önemli grafik ne?” sorusu yöneltildi… ABD ekonomisinin performansına yönelik farklı göstergeler, küresel borçlar ve önemli ekonomilerin büyüme trendlerine ilişkin çok sayıda grafikle yanıt verildi. Ancak çoğu analistin ortak değerlendirmesi olarak öne çıkan “en önemli grafik” dikkat çekici: Çin parasındaki değişim… Daha açık bir ifadeyle, yuan’ın yakın dönemde özellikle de yen ve euro karşısında yüzde 50’yi bulan değer artışı… Analistlere göre bu grafik, hız kesen büyümesini ve ihracatını artırabilmesi için Çin’in yuan’ı devalüe etmekten başka alternatifi kalmadığını söylüyor. Bu çerçevede Çin’in parasını dolar bandından çıkarabileceği ve bunun da dünyayı dalga dalga defl asyona boğabileceği savunuluyor. Analistler, olası sonuçlara ilişkin değerlendirmelerinde, 1994’te yuan’ın devalüe edilmesinin, Asya krizine katkıda bulunduğuna dair tartışmalara da dikkat çekiyor.

Güçlü doların pimini çektiği kur savaşları birçok ülkeyi rekabet gücünü artırmak için faiz indirimine ya da parasını devalüe etmeye zorladı. Son zamanlarda ise dev bir ekonomide daha devalüasyon beklentileri arttı. Öyle ki, bu ülkede devalüasyona gidilmesi dünyayı dalga dalga deflasyona boğabilir. Analistlere göre ekonomisi hız kesen ve ABD’nin tam tersi yöne giderek faiz oranlarını indiren Çin, adım adım devalüasyona gidiyor. Çin’in parası yuanı, dolar bandından çıkarabileceği ve bunun küresel çapta çok önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Bunların en önemlisi ise dünyada yeni bir deflasyon dalgası başlatması. Business Insider, geçtiğimiz günlerde dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından birçok analiste, şu an küresel ekonomideki en önemli grafiğin ne olduğunu sordu. Analistler, Fed’in bilançosu, ABD’de istihdam ve ücret artışlarına ilişkin grafikler, küresel borçlar, dünyada büyümeyle ilgili çok sayıda grafik gönderdi. Çoğu analist ise en önemli sorun olarak Çin parasındaki değişime dikkat çekti ve Çin’in kaçınılmaz olarak devalüasyona gideceği yorumunu yaptı.

Yen karşısında yüzde 50 yükseldi 

Global Macro Invester’ın yazarı ve Real Vision Television’un kurucusu Raoul Pal, şu an dünyanın en önemli grafiği nedir diye sorulduğunda 1 yıl vadeli işlemlerin Çin Yuanı’nda devalüasyona işaret etmesini gösterdi. Pal’a göre Çin ya parasının değerini düşürmek zorunda kalacak ya da büyük ekonomik yavaşlama ile karşı karşıya kalacak. Yuan, dolar bandı nedeniyle son birkaç yılda Japon Yeni ve euro karşısında yüzde 50 değer kazandı. Bu da Pal’a göre ülkenin ihracatı için büyük bir tehdit oluşturuyor. Güçlenen dolar bandına bağlı kalmak Pal’a göre hiç mantıklı değil. Ülke ekonomisi zayıflıyor, ihracata dayalı bir ekonomi olmasına karşın yurtdışına satışlar hız kesiyor. Ekonominin, ihracatı daha ucuz yaparak ülkenin rekabet gücünü artıracak daha zayıf bir paraya ihtiyacı var.

Nordea Markets baş FX analisti Martin Enlund da dünyanın en önemli grafiği olarak Çin parasının dolar, yen ve euro karşısındaki değişimlerini göstermiş. Enlund, ABD ve diğer merkez bankalarının para politikalarındaki ayrışmanın Çin ekonomisine etkisine etkisine dikkat çekiyor. Çin’in 1994’te yuanı devalüe etmesinin Asya krizine katkıda bulunduğuna dair tartışmaları hatırlatan Enlund, “Çin’in yerel ekonomisinde dengeleri yeniden kurmak konusunda ne kadar ciddi olduğu önemli. Eğer sandığımız kadar ciddi değilse zayıf yuanın geniş çaplı etkilerine şahitlik edebiliriz” diyor.

Devalüasyon işsizlik baskılarını hafifletebilir 

Bir uyarı da Bank of Merrill Lynch stratejisti David Cui’den geldi. Reel efektif kur açısından bakıldığından Çin Yuanı’nın 2010 yılından bu yana yüzde 30 güçlendiğini kaydeden Cui, bu oranın Plaza Anlaşması’nın ardından Japon Yeni’nde yaşanan artış hızına yakın olduğunu hatırlatıyor. 22 Eylül 1985 tarihinde New York Plaza Otel’inde ABD, İngiltere, Japonya, Almanya ve Fransa hükümet temsilcileri, ABD Doları’nın giderek değer kazanmasını önlemek anlaşma yapmıştı. 1980- 85 yılları arasında dolar, diğer G5 ülkeleri para birimleri karşısında ortalama yüzde 50 değer kazanmıştı. David Cui, zaten gevşek para politikası silahını kullanan ve yerel yatırımlarda büyüme yaratan Çin’in bir noktada yuanı devalüe etmek zorunda kalabileceğini, böylelikle hem küresel talepten daha fazla pay alabileceğini hem de işsizlik baskılarını hafifletebileceğini savunuyor.

PKO BP baş ekonomisti Radoslow Bodys, ülke ekonomilerinin performanslarını etkileyecek kur hareketlerine değiniyor. Bodys, kur savaşlarının ortaya çıkaracağı en önemli trendlerden biri olarak Çin Yuanı’nda devalüasyonu görüyor. Çin yuanının Asya’daki diğer paralara karşı ve tarihi seviyelere bakıldığında oldukça güç kazandığına vurgu yapan Bodys, yuanın devalüe edilmesi halinde bunun küresel ekonomide yeni bir deflasyon dalgası yaratacağı uyarası yapıyor.

Son yıllarda Çin, döviz kurunun istikrarını koruma ve yuanın uluslararasılaşma sürecini hızlandırmanın yanı sıra, faiz oranlarında serbestleştirmeyle ilgili reformu da hızlandırıyor. Kısa süre önce Çin Merkez Bankası mevduat faiz oranlarının üst sınırını 1.3 kata yükseltti. Buna karşın Çin Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Yi Gang faiz oranlarında serbestleşmenin koşullarının olgunlaşma yönünde geliştiğine işaret ediyor.

Çin Merkez Bankası Başkanı: Kurun dalgalanması normal

Son zamanlarda yuan kurunun dalgalanma genişliği devamlı arttı. Çin Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan, Çin ekonomisinin dışa açılma derecesinin gitgide yükseldiğini, bu temelde döviz kurunun dalgalanmasının normal bir durum olduğunu ifade etti. Zhou, 12. Çin Ulusal Halk Meclisi 3. Toplantısı kapsamında yaptığı açıklamada, diğer ülkenin paralarıyla kıyaslandığında dalgalanmanın nispeten istikrarlı olduğunu ileri sürerek şunları söyledi: “Döviz kurunun dalgalanması uluslararası unsurlarla bağlantılı. Geçen sene uluslararası ortam pek sakin değildi, bu nedenle döviz kurunun dalgalanmasına yol açan çok unsur bulunuyor. Somut bir dönemdeki dalgalanma oranına bakarsak, yuan diğer paralara kıyasla nispeten istikrarlı, dalgalanma oranı da nispeten küçük.” Diğer yandan bazı analistler Çin’de yaşanan sermaye kaçışına dikkat çekiyor. Çin’de gerçekten sermaye kaçışı bulunduğunu belirten Zhou, söz konusu sermaye miktarının çok küçük olduğunu dile getirdi.

yuantabso

Avustralya’da işsizlik oranı geriledi

Avustralya’da Şubat ayında işsizlik ve istihdamda iyileşme olmasına rağmen, işsizlik oranı 9.ayda da yüzde 6 seviyesinin üzerinde kaldı.

Avustralya İstatistik Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Ülkede işsizlik oranı yüzde 6,3 oldu. Piyasa beklentileri oranın yüzde 6,4 seviyesinde kalacağı yönündeydi.

Toplam istihdamın 15 bin 600 kişilik artışla 11 milyon 652,4 bine geldiği Ülkede, tam zamanlı istihdam 10 bin 300 artışla 8 milyon 62 bin, yarı zamanlı istihdam 5 bin 300 artışla 3 milyon 590,4 bin oldu.Piyasa beklentisi işgücü talebinde 15 bin artış olacağı yönündeydi.

Aynı ayda işgücüne katılım oranı ise yüzde 64,8’den yüzde 64,6’ya indi. Analistlerin beklentisi yüzde 64,8 olacağı yönündeydi.

Avustralya’da işsiz sayısı 777 bin olarak açıklandı.

Avustralya Merkez Bankası geçtiğimiz hafta aldığı karar ile gösterge faiz oranını yüzde 2.25 ile rekor düşük seviyede sabit tutmuştu. Merkez bankası en son Şubat ayında faizlerde indirime gitti.

http://www.abs.gov.au/ausstats/abs@.nsf/mf/6202.0?OpenDocument

Çin’de yolcu araç satışları %8,7 arttı

Çin’de yolcu araç satışları Ocak-Şubat döneminde yıl bazında yüzde 8,7 arttı.

Çin Otomobil Üreticileri Birliği tarafından açıklanan verilere göre, yolcu araç satışları belirtilen dönemde 3,43 milyon adet oldu.Ticari araçları da içeren toplam satışlar ise yüzde 4,3 artarak 3,91 milyon adete çıktı.

Japonya hisseleri “büyüme verisi” ile düşüşte

Japonya hisseleri, ülkenin resesyondan çıkışının beklentilerinden yavaş olduğunu gösteren verinin ardından geriliyor.

Japonya hisseleri, ülkenin resesyondan çıkışının beklentilerinden yavaş olduğunu gösteren verinin ardından geriliyor. Hisse senetlerindeki düşüşte ayrıca beklentilerden iyi gelen ABD istihdam verisinin yakın zamanda faiz artırımına gidilebileceği spekülasyonlarını desteklemesi etkili oldu.

Gayri menkul hisse senetleri, Mitsubishi Estate Co.’nun yüzde 1.8 gerilemesi ile kayıplara öncülük etti. NTT Docomo Inc. yüzde 1.3 değer kaybetti. İhracatçılar, yenin zayıflaması ile yükseliş gösterdi. Makita Corp. yüzde 0.8 prim yaptı. Japan Display Inc. yüzde 2.1 artış kaydetti.

Topix endeksi yüzde 0.4 gerileyerek Tokyo saati ile 12:53’te 1,534.32 puan oldu ve geçtiğimiz haftaki yüzde 1.1’lik yükselişi düşürdü. Endeksteki 33 sanayi grubundan 10’u hariç tümü geriledi. Nikkei 225 Stock Average yüzde 0.6 düşüş ile 18,850.51 puana indi. Yen dolar karşısında, Cuma günü yüzde 0.6 zayıflamasının ardından yüzde 0.2 değer kaybederek 121.08 yenden işlem gördü. ABD hisseleri, Cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentileri aşması ve işsizlik oranının 7 yılın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından iki ayın en büyük düşüşünü kaydetti.

Japon hükümetinin revize edilmiş verilerine göre, gayri safi yurtiçi hasıla yıllık bazda Aralık ayında sona eren üç aylık dönemde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.5 genişleyerek yüzde 2.2’lik ilk tahminin altında kaldı.

Piyasalar “merkez bankalarına” odaklı

Uluslararası piyasalar, merkez bankalarına ilişkin beklenti ve adımlar ile yön buluyor.

Çin hisse senetleri, yavaşlayan ekonomik büyümeye ilişkin endişelerin arttığı bir ortamda, yeni ilk halka arzların mevcut hisselere yönelik talebi zayıflatacağı beklentileri ile birlikte, son beş haftanın en yüksek seviyesinden geriledi. Avustralya doları, merkez bankasının faiz değiştirmemesi sonrası zıçrama yaparken, petrol New York’ta varil başına 50 dolar civarında kaldı.

Çin’de Şanghay Bileşik Endeksi, Tokyo saati ile 12:37’de, yüzde 0.9 aşağıda seyrediyordu ve son dört günde ilk kez aşağı yönde hareket etti. En son eylül ayında görülen seviyeler civarında seyreden MSCI Asya Pasifik Endeksi’nde, yükselen dört hisse karşılığı yaklaşık beş hisse düştü. Standard & Poor’s 500 (S&P 500) endeks vadeli kontratları, gösterge endeksin dün rekora çıkmasının ardından yüzde 0.1 geriledi. Aussie olarak da adlandırılan Avustralya doları ABD doları karşısında yüzde 0.6 güçlenerek 78.11 seviyesine geldi.Petrol yüzde 0.7 yükselerek 49.93 dolara çıktı.

Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) Ocak ayında varlık alım programını açıklamasından bu yana, Çin’den Rusya ve Kanada’ya, politika yapıcılarının büyümeyi desteklemek için faizindirmeleri ile birlikte, küresel hisse senetlerinin toplam değeri yaklaşık 3 trilyon dolar arttı.Avustralya Merkez Bankası bugünkü toplantısında faizi değiştirmeyerek rekor düşük seviye olan yüzde 2.25’te tuttu ve indirim öngören ekonomistlerin beklentilerinin aksine hareket etti. Çin’de politika yapıcıların yıllık toplantısı bu hafta gerçekleştirilecek.

Şanghay’da Shenwan Hongyuan Group Co. Çin hisse senedi satışları ve işlem direktörü Gerry Alfonso, “Bu yatırımcıların politika spekülasyonu ile ilişkili normal bir volatilite,” dedi ve “Çin hisse senedi piyasasında, bir miktar kar realizasyonu var” şeklinde görüş bildirdi.

Tüketici ve teknoloji hisseleri, S&P 500 Endeksi’nde 2015 yılında görülen akzançlara öncülük ederken, Nasdaq Bileşik Endeksi son 15 yılda ilk kez 5,000 puan seviyesinin üzerine çıktı. Endeks şimdilerde balon zirvesinin yalnızca yaklaşık yüzde 1 uzağında duruyor. Mevcut hızda,Nasdaq Bileşik Endeksi üst üste dokuzuncu çeyreği de kazançla geçmeye hazırlanıyor ve gerçekleşmesi durumunda, böylesine bir hareket ilk kez olmuş olacak.

İsviçre’de büyüme beklentilerin üzerinde geldi

İsviçre’de geçen yılın son çeyreğinde büyüme beklentilerin üzerinde geldi.

İsviçre Ekonomik İşler, Eğitim ve Araştırma Federal Ofisinden yapılan açıklamaya göre, büyüme 2014 yılı 4.çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 arttı. Piyasalarda beklenti büyümenin yüzde 1,7 olacağı yönündeydi.

Aynı dönemde bir önceki dönem ile karşılaştırıldığında ise büyüme yüzde 0,6 oldu. Analistler büyümenin yüzde 0,3 olacağı yönünde görüş belirtmişlerdi.

http://www.seco.admin.ch/aktuell/00277/01164/01980/index.html?lang=en&msg-id=56418

Çin ABD tahvillerini azaltıyor

Dünyanın ikinci en büyük ekonomisi Çin, döviz rezervlerindeki artışı yavaşlatıyor

Çin, ABD Hazine tahvili varlıklarını Aralık ayında düşürerek üst üste 4. ayda da bu varlıklarını azaltmış oldu. Dünyanın ikinci en büyük ekonomisi Çin, döviz rezervlerindeki artışı yavaşlatıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Çarşamba günü Washington’da yaptığı açıklamaya göre yabancı ülkeler arasında en büyük miktarda ABD Hazine tahvili varlığını elinde tutan Çin’in, Aralık ayı itibarıyla 1.24 trilyon dolar değerinde ABD tahvili bulunuyor. Söz konusu miktarın bir önceki aya göre 6.1 milyar dolar düşük olduğu görüldü. ABD Hazine tahvilleri varlığı bakımından ikinci sırada gelen Japonya, varlıklarını 10.6 milyar dolar azaltarak 1.23 trilyon dolara indirdi.

Çin ve Japonya, ABD Hazine tahvili varlığı bulunan tüm yabancı sahipliklerin yaklaşık beşte ikisini oluşturuyor. ABD tahvillerine yönelik yabancı sahiplikler, Aralık ayında 41.3 milyar dolar artış ile 6.15 trilyon dolara ulaştı.

Çin’de geçtiğimiz ay gelen veriler, ülkenin döviz rezervlerinin Aralık ayında bir önceki aya göre yaklaşık 4 milyar dolar gerileyerek 3.84 trilyon dolara indiğini gösterdi. Haziran ayında Çin döviz rezervleri 3.99 trilyon dolar ile rekor seviyedeydi. Çin’den sermaye çıkışlarının artığına yönelik işaretler, ekonomik büyümenin yavaşlaması ile yükseliyor. Bu durum, otoritelerin para birimini aşırı güçlenmekten uzak tutmak için olan dolar varlığı alma ihtiyacını azaltıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Çin işleri eski kıdemli koordinatörü David Loevinger, “Çin, döviz piyasalarındaki müdahalesini sert bir şekilde düşürdü. Bu politikada büyük bir değişim. Kongre’de döviz manipülasyonları ile ilgili yükselen bir tartışmanın Çin’in öncekine göre daha az girişimde bulunduğu bir dönemde ortaya çıkması biraz ironik” dedi.

ECB’den Yunan bankalara destek

Avrupa Merkez Bankası Yunan bankalara sağladığı acil destek fonlarının süresini uzattı.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB),Yunan bankalarına yönelik acil durum fonlarının süresini 2 hafta uzattığı iddia edildi.

Dow Jones’un konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, acil durum fonunun sınırı 68,3 milyar Euro olarak belirlendi.

ECB, geçen hafta fonlama sınırını 65 milyar dolara çıkarmıştı.

Almanya’da sanayi üretimi arttı

Almanya’da sanayi üretimi Aralık’ta üst üste dördüncü ayda yükselirken, beklentinin altında kaldı.

Almanya’da sanayi üretimi Aralık’ta üst üste dördüncü ayda yükselirken, Avrupa’nın en büyük ekonomisinde genişlemenin hız kazanmaya başladığı sinyalini verdi.

Almanya’nın mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi Kasım ayındaki revize edilen yüzde 0.1’lik artışın ardından Aralık’ta da yüzde 0.1 yükseldi. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tahmin medyanı yüzde 0.4’lük artışa işaret ediyordu. Sanayi üretimi geçtiğimiz yıla göre ise yüzde 0.7 azaldı.

Almanya merkez bankası Bundesbank, ekonominin geçen yılın başlarında yaşanan zayıflığın üstesinden geldiğini öngörürken, Aralık’ta yüzde 4.2 yükselen fabrika siparişleri ve Ocak’ta iş dünyası güveninin üst üste üçüncü kez artması bu öngörüyü sağlayan başlıca etkenler. Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) parasal genişleme söylemleri geçtiğimiz aydan itibaren euroyu zayıflatarak ticarette daha rekabetçi bir konum yaratması ile ekonomiyi destekledi.

İmalat sanayi üretimi Aralık’ta yüzde 0.5 artarken, temel ürünlerdeki yüzde 2’lik artıştan destek buldu. Yatırım ürünleri üretimi yine aynı dönemde yüzde 1.2 gerilerken, inşaatler yüzde 2.9 azaldı.

Asya hisseleri düşüşü 4. güne taşıyor

Asya hisseleri, Çin imalat PMI’ının daraldığını ve ABD büyümesinin tahminlerin altında kaldığını gösteren verilerin ardından düşüşü 4. güne taşıyor.

Asya hisseleri, Çin imalat PMI’ının geçtiğimiz ay 2 yıldan uzun bir süreden bu yana ilk kez daraldığını ve ABD ekonomisinin beklentilerin altında büyüdüğünü gösteren verilerin ardından düşüşü 4. güne taşıyor.

MSCI Asya Pasifik Endeksi, yüzde 0.3 gerilyerek Tokyo saati ile 09:01’de 139.98 puan oldu. Endeks, Ocak ayında yüzde 1.8 yükselerek 2 aylık kayıplardan toparlandı.

Çin’in resmi satın alma yöneticileri endeksinin (PMI) hafta sonu açıklanan veri ile beklenmedik bir daralma kaydettiği görüldü.  PMI’daki gerileme Asya’nın en büyük ekonomisi Çin’in küresel parasal genişleme dalgası ile birlikte ek teşvik açıklayacağı beklentilerin artırdı. ABD ekonomisi, işletme yatırımlarının azalması, hükümet harcamalarındaki düşüş ve genişleyen ticaret açığının tüketici harcamalarındaki yükselişin bir kısmını alması ile birlikte 4. çeyrekte beklentilerden yavaş bir hızda genişledi. ABD’de tüketici harcamaları, 9 yıla yakın bir sürenin en büyük artışını kaydetmişti.

Melbourne merkezli IG Ltd piyasa stratejistlerinden Evan Lucas, “Çin verisi piyasadaki sert iniş korkularını şiddetlendirecek. Ayrıca yeni ihracatların gerilediği olgusu makro seviyede büyük bir sorun.   Bu durum yavaşlayan küresel ekonomik büyümenin Çin mallarının tüketimine etkisine işaret ediyor” dedi.

Japonya’nın petrol ürünleri satışları yüzde 1 azaldı

Japonya’nın petrol ürünleri satışları Aralık ayında yıl bazında yüzde 1 azalarak 18,8 milyon kilo litre oldu.

Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, ham petrol ithalatı belirtilen ayda yıl bazında yüzde 8,2 azalarak 17,5 milyon kilo litreye geriledi.

Benzin ve kerosen satışları ise sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 7,9 artarak 4,98 ve 3,09 milyon kilo litre oldu.

http://www.meti.go.jp/english/statistics/tyo/sekiyuso/index.html

Tokyo Borsası yükselişle kapandı

Japonya’da Tokyo Menkul Kıymetler Borsası, kapanışta değer kazandı.
Nikkei Endeksi, yüzde 0,39 artışla 17.674,39 puandan kapandı.Topix Endeksi ise yüzde 0,11 artışla 1.415,07 oldu.

Piyasalar “merkez bankalarına” odaklandı

Uluslararası piyasalarda dikkatler, Japonya ve Avrupa merkez bankalarının toplantı sonuçlarına çevrildi.

Yen dolar karşısında, Japonya Merkez Bankası’nın varlık alım tutarını sabit tutması ile birlikte güç kazanırken, Çin hisse senetleri yükselişini ikinci güne taşıdı ve Asya hisselerindeki yükselişe öncülük etti. Altın, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) teşvikleri genişleteceği spekülasyonuna bağlı olarak, beş ayın en yüksek seviyesine tırmandı.

Yen dolar karşısında, dün yüzde 1.1 düşmesinin ardından, yüzde 0.8 güç kazanarak, Tokyo saati ile 14:49’da 117.86 seviyesine çıktı. Bloomberg Dolar Spot Endeksi, euronun 11 yılın en düşük seviyesi yakınından yükselmesi ile birlikte, yüzde 0.3 geriledi. Hong Kong’da işlem gören Çin hisselerini içerenHang Seng China Enterprises Endeksi yüzde 2.2 yükseldi ve MSCI Asya Pasifik Endeksi’ndeki yüzde 0.7’lik yükselişe destek oldu. Altın, merkez bankalarının teşvikleri daha da artırmasının para birimlerinin değerini düşüreceği endişesi ile, ons başına 1,300 doalrın üzerine çıktı ve euroile fiyatlanan altın 20 ayın zirvesine çıktı. Petrol New York’ta yüzde 4.7 düşmesinin ardından varil başına 46.97 dolaa geldi.

Japonya Merkez Bankası, bugünkü toplantısında teşvik programını değiştirmedi. AMB’nin ise yarınki toplantısında tahvil alım programını genişletmesi bekleniyor. AMB Başkanı Mario Draghi’nin  varlık alımlarını artıracağı spekülasyonu, İsviçre Merkez Bankası’nın geçen hafta frankı euro karşısında serbest dalgalanmaya bırakması ve Danimarka Merkez Bankası’nın mevduat faizini eksi yüzde 0.2’ye düşürmesinina rdından daha da güçlendi.

Singapur’da Barclays Plc Asya-Pasifik döviz strateji müdürü Mitul Kotecha, “Yarınki AMB toplantısı ve bu toplantıdan beklentilerin yüksek olması ile birlikte ve isviçre Merkez Bankası’nın kararı ile birlikte, Japonya Merkez Bankası’ndan da bir hareket gelebileceği şeklinde bir beklenti kalıntısı vardı,” dedi ve “Ancak şimdi Japonya Merkez Bankası’nın modaya uymayacağı ortaya çıktı ve bu da yeni güçlendirdi” şeklinde görüş bildirdi.

 

Çin hisselerinde görülen sert düşüş

Uluslararası piyasalar, Çin’de 3 aracı kuruma kredili işlem yasağı getirilmesinin ardından Çin hisselerinde görülen sert düşüşü konuşuyor.

Çin hisse senetleri, ülkenin en büyük 3 aracı kurumunun kredili işlem hesaplarını artırmalarının yasaklanmasının ardından, 2009’dan bu yana en hızlı düşüşünü gerçekleştirdi.Bakır Londra’da yükselirken, ABD petrolü, Kasım ayından bu yana ilk haftalık kazancının ardından değer kaybetti.

Çin’de Şanghay Bileşik Endeksi, Tokyo saati ile 14:28’de yüzde 6.4 aşağıda seyrediyordu ve Ağusstos 2009’dan bu yana en büyük çaplı düşüşüne yöneldi. Bank of China Ltd.’nin Çinborsasında işlem gören hisseleri yüzde 10’luk alt işlem sınırına geriledi. MSCI Asya Pasifik Endeksi kazançlarını geri verdi. Standard & Poor’s 500 (S&P 500) endeks vadeli kontratları, tatil işlemlerinde, dalgalı seyretti. Petrol New York’ta yüzde 0.8 geriledi ve ABD doğalgazı yüzde 3.6 düştü. Bakır Londra’da, Eylül 2013’ten bu yana en hızlı iki günlük kazancını genişletti. İsviçre frankı dolar karşısında yüzde 0.9 geriledi.

Çin’de düzenleyici kuruluş, hisse senetlerinde altı ay süren yüzde 63’lük artışın istikrarsızlığa yol açabileceği endişesi ile kredili menkul kıymet işlemlerinde kontrolü sıkılaştırdı. Martin Luther King Günütatili nedeniyle piyasaların bugün kapalı olduğu ABD’de hisse senetleri 16 Ocak’ta,petrol fiyatlarındaki sıçramanın, İsviçre Merkez Bankası’nın frankın euro karşısındaki minimum kurunu sonlandırması ve Goldman Sachs Group Inc.’nin karındaki düşüşün etkilerini gidermesi sonucu yükseldi. Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası bu hafta politika toplantılarını gerçekleştirecek ve Yunanistan’da kemer sıkma politikaları karşıtı partinin kazanabileceği seçimler 25 Ocak’ta yapılacak.

Hong Kong’da Baring Asset Management Ltd. Asya çoklu varlık strateji müdürü Khiem Do, “Çin’de regülatörler bu gibi bir ralliyi çökertmek istemiyor, ancak finans sisteminin güçlü olduğunu ve kaldıraçların çok fazla çiğnenmesinin istenmediğini göstermek istiyor,” dedi ve “Yatırımcı beklentisi, kısmen ABD’de, ancak özellikle Avrupa’da oldukça kırılgan. Asya yılbaşından bu yana oldukça iyiydi ve fırtınanın Avrupa’ya doğru gitmesinden ve petrol fiyatlarının endişe yaratmasından dolayı dolayı bir vaha gibi” şeklinde görüş bildirdi.

 

 

Piyasalarda “İsviçre” şoku sürüyor

Uluslararası piyasalarda, İsviçre Merkez Bankası’nın minimum kur uygulamasını bırakmasının ardından ortaya çıkan şok sürüyor.

 

Asya hisse senetleri, İsviçre Merkez Bankası’nın minimum kur uygulamasını bırakmasının piyasalarda tetiklediği kargaşanın ikinci güne girmesi ile birlikte değer kaybederken, ABD endeks vadelileri aşağı yönde hareket etti. Ülke tahvilleri ralli yaparken, altın dört ayın zirvesi yakınında kaldı.

MSCI Asya Pasifik Endeksi, Tokyo saati ile 14:06’da yüzde 0.6 aşağıda seyrederken, Standard & Poor’s 500 (S&P 500) endeks vadeli kontratları, beş günlük düşüşün ardından yüzde 0.5 geriledi. Frank euro karşısında, İsviçre Merkez Bankası’nın kararı öncesi 1.20096 seviyeside seyrettikten sonra, neredeyse parite seviyesine (1 frank=1 euro) geldi. Avustralya ve Japonya’nın 10 yıl vadeli tahvillerinin faizleri rekor seviyelere indi. Bakır son üç yılın en büyük çaplı haftalık kaybına yönelirken, petrol 1986’dan bu yana en uzun haftalık kayıp serisine hazırlanıyor.

İsviçre Merkez Bankası’nın dünkü adımı işlem salonlarında büyük sarsıntı yarattı ve Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) gelecek haftaki toplantısında daha geniş çaplı bir teşvik programı açıklayabileceği beklentilerini güçlendirdi. Üçüncü en büyük perakende döviz işlemleri aracısı FXCM ınc., müşterilerinin franktaki sert yükselişe hazırlıksız yakalanmalarından dolayı, bazı sermaye gerekliliklerine uyamayabileceklerini açıkladı ve Yeni Zelanda’da bir döviz aracısı ise kayıplardan dolayı işi kapattığını duyurdu. Euro Bölgesi’nde bugün Aralık ayı tüketici fiyatları verisi açıklanacak.

Sydney’de AMP Capital Investors dinamik varlık tahsisi müdürü Nader Naeimi, “İsviçre Merkez Bankası neredeyse herkesi hazırlıksız yakaladı ve bu durum piyasalarda sıkıntı ve kaygı yaratıyor,” dedi ve “Şimdi strateji, devam edecek olan volatiliteden korunmak için altın alımı yaparak, sermayeyi korumak” şeklinde görüş bildirdi.