Category: Ekonomi

Başbakan: Teşvik paketini yakında açıklarız

Teşvik paketi üzerinde uzun zamandır çalışıldığını ve Bakanlar Kurulu’na sunumlar yapıldığını belirten Başbakan Davutoğlu, paketin yakında açıklanacağını söyledi. Başbakan, kara yollarındaki taşeron işçilere de kadro müjdesi verdi

Karayolları Genel Müdürlüğü’nde çalışan taşeron işçiler, uzun süredir bekledikleri kadroya kavuşuyor. Müjdeyi, Türk-İş Genel Merkezi’ni ziyaret eden Başbakan Ahmet Davutoğlu verdi. Karayolları işçilerinin durumuyla ilgili mutabakata varıldığını duyuran Başbakan Davutoğlu, “Önemli bekleyen bir sorun vardı. Karayolları işçilerimizin durumuyla ilgili. Ulaştırma Bakanlığı ile yapılan çalışmalar neticesinde, yasal bir süreç tamamlanmış olduğu için önemli mutabakata varıldı. Müjdeyi kısa süre içinde vereceğiz” dedi.

99263

Türk-İş ziyareti sonrası gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Teşvik paketi yolda

“Türkiye ekonomisinin yapısı bu etkiyi absorbe ediyor. Bizim finansal sistemimizdeki güçlü yapıyı koruma yanı sıra üretim ve istihdamı artırmalıyız.Ciddi teşvik paketi üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz. Bakanlar Kurulu’na sunumlar yapıldı.

Merkez Bankası, BDDK, SPK’nın katıldığı toplantıda, istihdamın ve üretimin artması için yapılması gerekenleri konuştuk.
İşgücüne katılım olağanüstü arttığı için mevcut yatırımlar tamamına iş bulmaya yetmiyor.

Önceki günkü Bakanlar Kurulu’nun ardından EKK toplandı. Önümüzdeki hafta da (aday belirleme süreci yoğunluğunu göze alarak) açıklamayı düşünüyoruz. Hem yatırımı teşvik edecek, hem istihdamı artıracak düzenleme öngörüyoruz.

6 bin 300 işçimizle ilgili yasal süreç var (mahkeme), taşeronlarla ilgili genel düzenleme konusunda bütün bakanlıkları görevlendirdik. Kriterler belirlenecek, bunu kalıcı olarak çözmek üzere adım atıyoruz. Bu çalışma kendi içinde yürürken, belli alanlarda kamunun ihtiyaç hissettiği alanlar var. Bu miktarın kadroya alınması, diğerlerinin hukuki haklarının tazmini konusunda bir çalışma yapılıyor. Geniş alandaki düzenlemelerle ilgili çalışmalar ise sürüyor.”

‘Kıdem’de kimseyi mağdur etmeyeceğiz

Kıdem tazminatı konusunda ise özel bir düzenlemenin şu anda söz konusu olmadığını söyleyen Davutoğlu, “Bunlar hep konuşulacak. Kimseyi mağdur etmeden, işçilerimizin hukuklarını hiç bir şekilde zedelemeden bu hususları hep beraber ele alacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu’na iki maaş yanıtı

Başbakan, dün partisinin grup toplantısında “emeklilere iki maaş” vaadinde bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu için ise şu sözleri sarfetti:

SSK Genel Müdürü olarak, o günkü politikaların mesulü olan birisi bugün, çok rahat bir şekilde halka dönüp, ‘Size iki maaş vereceğim, bunu da noterlikten tasdik.’ Verirsin de kimin cebinden veriyorsun. Nasıl veriyorsun? Kılıçdaroğlu şimdiden sahip olmadığı bir mirası, oluşmasında hiçbir katkısı olmadığı bir mirası, şimdiden yeme hesabı içerisinde ama milletimiz buna bu imkanı vermez.

Arınç-Gökçek tartışması

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek arasındaki gerilime de değinen Davutoğlu, “Her iki tarafın da delillendirilmemiş konuların kamuoyuyla paylaşılmasına karşıyım. Bunun önce partide gündeme getirilmesi lazım. Bir tek konuda tahammül gösteremem, kamuoyu nezdinde paylaşılması. Herkes kendi görevini yapmalı, başka alanlara girmemelidir. Bu konuda kimsenin ayrıcalığı yok. Bu tartışma bence kapanmıştır. Bundan sonra ortaya çıkabilecek başka tartışmalar için de parti disiplin kuralları işletilecektir. Partinin yıpratılmasına ilişkin davranışlara müsamaha göstermeyceğiz” diye konuştu.

 

Ocak ayı cari açık verisi açıklandı

Ocak ayında cari işlemler açığı, bir önceki yılın Ocak ayına göre 2.98 milyar dolar azalarak 2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda 12 aylık cari işlemler açığı 42.9 milyar dolara geriledi.

Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 2 milyar 637 milyon dolar azalarak 2 milyar 563 milyon dolara düşmesi ve net hizmet gelirlerinin 277 milyon dolar artarak 990 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

ÖDEMELER DENGESİ
2014 2015
  (Milyon ABD Dolar) Ocak Ocak
A- CARİ İŞLEMLER HESABI -4.982 -2.002
1. İhracat 13.285 13.359
2. İthalat 18.485 15.922
  Mal Dengesi -5.200 -2.563
3. Hizmet Gelirleri 2.637 2.834
4. Hizmet Giderleri 1.924 1.844
  Mal ve Hizmet Dengesi -4.487 -1.573
5. Birincil Yatırım Kaynaklı Gelirler 359 313
6. Birincil Yatırım Kaynaklı Giderler 900 816
  Mal, Hizmet ve Birincil Gelir Dengesi -5.028 -2.076
7. İkincil Yatırım Kaynaklı Gelirler 46 74

 

12 AYLIK CARİ AÇIĞIN SEYRİ:

  2014 2014 2014 2014 2014 2014 2014
(Milyon ABD Dolar) Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos
CARİ İŞLEMLER HESABI -62.156 -59.888 -56.685 -52.714 -52.086 -48.149 -47.907
2014 2014 2014 2014 2015
Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak
-46.838 -45.831 -47.390 -45.846 -42.866

 

TÜİK, şubat enflasyonunu açıkladı

Enflasyon, şubat ayında piyasa beklentilere paralel artış gösterdi. Yüzde 0.69’lik artış öngörülerine karşın tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 0.71 artış yaşandı. Ekonomistlerin şubat ayı için enflasyon beklentileri, en yüksek yüzde 1,00 ve en düşük ise yüzde 0,30 aralığında yer almıştı.

Ocak ayında yüzde 7,24 olan yıllık enflasyon ise şubat ayında yüzde 7,55’ye yükseldi.

Yurtiçi Üretici Fiyatlarında (Yİ-ÜFE) aylık bazda yüzde 1.20 artış yaşanırken, yıllık Yİ-ÜFE 3.10 oldu.

Tüketici fiyatları enflasyonu gıda ile alkollü içecek ve tütün kalemleri öncülüğünde Ocak ayında yüzde 1.1 ile yüzde 0.7 olan beklentilerin üzerinde artış göstermişti.

Martta yeniden düşüşe geçilmesi bekleniyor

Merkez Bankası’nın faiz adımlarını meşrulaştıran tek etken olan enflasyondaki düşüş sürecinin şubat ayında duracağı, ardından düşüşün mart ve sonraki aylarda devam edeceği öngörülüyor. Merkez Bankası da enflasyondaki düşüş için benzer söylemlerini dile getirmişti. Ancak ekonomistler, petrol fiyatlarında düşüşün durması ve TL’deki değer kaybı ile enflasyondaki düşüşün TCMB’nin öngördüğü hızda olmayabileceği görüşünde. Piyasanın yılsonu TÜFE beklentisi yüzde 6.3 seviyelerinde.

Yurtiçi piyasalarda alıcılı seyir hızını koruyor 2016

Yurtiçi piyasalarda dünkü alıcılı seyir, ABD merkez bankası Fed’in son toplantı tutanaklarını açıklaması sonrasında bugün de devam ediyor

Yurtiçi piyasalarda dünkü alıcılı seyir, ABD merkez bankasıFed’in son toplantı tutanaklarını açıklaması sonrasında bugün de devam ederken, hem içerde hem de dışarda açıklanan ve açıklanacak olan tüketici güven endeksi rakamları takip ediliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, tüketici güven endeksiŞubat’ta yüzde 0.5 artışla 68.1’e yükseldi. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tahmin medyanı 68.0 seviyesindeydi. Genel ekonomik durum beklentisi ise yüzde 0.7 azalarak 90.9 oldu.

Fed, 27-28 Ocak’ta düzenlendiği Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) tutanaklarını dün akşam saatlerinde yayımladı. Tutanaklara göre birçok yetkili, ABD ekonomisinin karşı karşıya olduğu risklerin faizlerin daha geç artırılmasını gerektirdiğini düşünüyor. Fed politika yapıcıları ayrıca ‘sabırlı’ ifadesinin metinden kaldırılmasının zamanlama konusunda bir mesaj içereceğinden endişe duyuyor.

Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi dün 1,016.77 puan, yani yüzde 1.20 yükselerek 85,441.66 puandan günü tamamladı. Endeks gün içinde en düşük 84,151.59 puan, en yüksek olarak ise 85,579.99 puanı görürken, toplam işlem hacmi 3.4 milyar lira olarak gerçekleşti.

TCMB doların dünkü efektif kurunu alışta 2.4595 lira, satışta 2.4693 lira olarak açıkladı. TCMBönceki efektif kurunu alışta 2.4465 lira, satışta 2.4563 lira olarak belirlemişti.

-BIST 100’de alıcılı seyir hızını koruyor

BIST 100 endeksi bugün güne önceki kapanışa göre 790.26 puanlık yükselişle 86,231.92 puandan başladı. Alıcılı seyri koruyan endeks, saat 10:47 itibarıyla dünkü kapanışına göre yüzde 1.15 yukarıda 86,424.19 puanda seyrediyor.

Piyasa güne 3 milyar 691.5 milyon lira artı rezervle başladı. Bankaların serbest depo hesabı ise 15 milyar 515 milyon lira düzeyinde bulunuyor.

TCMB bugün, 26 Şubat vadeli ve 10 milyar lira tutarlı miktar yöntemiyle repo ihalesi açtığını duyurdu.

Geçtiğimiz hafta üst üste zirve rekoru kırarak 2.5161’i gören dolar/TL kuru, haftayı 2.47’nin altında tamamlamıştı. Kur bu hafta da aşağı yönlü harekete devam ederek 2.44’ün aşağısına kadar gerilerken, Fed’in dün açıklanan son toplantı tutanaklarında dolardaki düşüşle birlikte bugün saat 10:44’te yüzde 0.76 aşağıda 2.4377 liradan alıcı buluyor.

Euro/TL aynı dakikalarda yüzde 0.10 artışla 2.7895’ten fiyatlanıyor. Sepet kur 2.6139 lira olurken, euro/dolar paritesi ise yüzde 0.86’lık hızlı artışla 1.1440 dolardan işlem görüyor.

İki yıl vadeli gösterge tahvilin faizi bu hafta yüzde 8’i aşmasının ardından, dünü yüzde 8.13’ten tamamladı. Faiz bugün gerileyerek dünkü kapanışa göre 14 baz puan aşağıda yüzde 7.99 oranında.

BloombergHT.com Editörü
Fırat Taşvur
ftasvur@bloomberght.com

2014 cari açığı 45.84 milyar dolar oldu

2014 yılı cari açığı 45.84 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılında cari açık 65 milyar dolar olmuştu. Düşen petrol fiyatlarının etkisiyle cari açık son dört yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti.

Cari işlemler açığı, 2014 yılında 45.84 milyar dolar ile, 45.4 – 45.5 milyar dolar dolayında olan beklentilere paralel gerçekleşti. merkez bankası verilerine göre, cari işlemler açığı 2013 yılındaki 64.66 milyar dolardan 18.82 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 16.32 milyar dolar azalarak 63.59 milyar dolara düşmesi, net hizmet gelirlerinin 2.51 milyar dolar artarak 25.35 milyar dolara yükselmesi ve birincil gelir açığının 263 milyon dolar azalarak 8.72 milyar dolara gerilemesi etkili oldu” denildi.

73 MİLYON DOLAR ARTTI

Buna göre, doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net varlıklar, 2013 yılına göre 3.42 milyar dolar artarak 7.05 milyar dolar olarak gerçekleşti. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net yükümlülükler, 2013 yılına göre 73 milyon dolar artarak 12.53 milyar dolar oldu.

TÜSİAD’da 3 seçim heyecanı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD, bugün yeni yönetimini seçiyor.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 45. seçimli Genel Kurul Toplantısı bugün yapılacak.

TÜSİAD Başkan adayı Cansen Başaran Symes ve Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkan adayı Tuncay Özilhan yeni yönetim kurulu ve konsey üyesi aday listelerini önceki gün açıkladı.

TÜSİAD’dan yapılan açıklamaya göre, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cansen Başaran-Symes, bugün gerçekleştirilecek seçimli 45. TÜSİAD Genel Kurul toplantısına sunulmak üzere yönetim kurulu asil ve yedek üye aday listesini oluşturdu.

2015-2016 dönemi için önerilen isimler genel kurul toplantısı öncesinde TÜSİAD üyelerine sunuldu.

Yönetim kurulu asil liste

Cansen Başaran-Symes tarafından üyelere sunulan yönetim kurulunun asil aday listesinde şu isimler yer alıyor;

-İsmail Hasan Akçakayalıoğlu (BankPozitif Yönetim Kurulu Başkanı)

-Metin Akman (Trouw Nutrition Türkiye Genel Müdürü)

-Bahadır Balkır (Balorman Yönetim Kurulu Başkanı)

-Memduh Boydak (Boydak Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi)

-Esin Güral Argat (Gürallar Yönetim Kurulu Başkanvekili)

-Simone Kaslowski (Organik Kimya Genel Müdürü)

-Ali Yıldırım Koç (Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi)

-Murat Özyeğin (Fiba Holding Yönetim Kurulu Üyesi)

-Mehmet Nurettin Pekarun (Sabancı Holding-Kordsa Global Yönetim Kurulu Üyesi)

-Agah Mehmet Tara (Enka İnşaat Genel Müdürü)

-Sedat Şükrü Ünlütürk (Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı)

Yedek liste

Yedek aday listesinde yer alan isimler ise Erol Bilecik, Dilek Yardım, Orhan Turan, Ali İhsan Yeşilova, Gönenç Gürkaynak, Halil Cem Karakaş, Batu Aksoy, Enis Güner, Levent Akgerman, Turhan Turhangil, Hüseyin Murat Akın ve Pelin Akın’dan oluştu.

Yüksek İstişare Kurulu’nda Özilhan dönemi

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkan Yardımcısı Tuncay Özilhan da bugün gerçekleştirilecek seçimli 45. TÜSİAD Genel Kurul toplantısına sunulmak üzere, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı aday listesini oluşturdu.

Özilhan, tarafından 2015-2016 dönemi için önerilen ve TÜSİAD üyelerine sunulan YİK Başkanlık Divanı aday listesinde ise Tuncay Özilhan (Başkan), Arzuhan Doğan Yalçındağ (Başkan Yardımcısı), Ümit Nazlı Boyner (Başkan Yardımcısı), Ömer Aras (Başkan Yardımcısı), Ahmet Agah Uğur (Başkan Yardımcısı), Yavuz Canevi (Sekreter) ve Zekeriya Yıldırım (Sekreter) yer alıyor.

Cansen Başaran -Symes Kimdir?

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olan Cansen Başaran-Symes, evli ve bir çocuk annesi.

2013 yılının Nisan ayına kadar PwC Kopenhag, Londra ve İstanbul ofislerinde çeşitli kademelerde görev üstlenen Cansen Başaran-Symes, PwC Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi ve PwC Eurofirm Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.

Mart 2014 tarihi itibariyle Allianz Sigorta A.Ş. ve Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine atandı.

Cansen Başaran-Symes, World Economic Forum (Dünya Ekonomi Forumu) tarafından 2000 yılında “Global Leaders for Tomorrow” (Geleceğin Global Liderleri) unvanını aldı.

2000 yılında Dünya Gazetesi tarafından “Yılın En Başarılı İş Kadını” ödülüne ve 2006 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği’nin “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” etkinlikleri kapsamında çağdaş Türkiye’nin başarılı Türk kadınlarından biri olarak üstün hizmet ödülüne layık görüldü.

Sanayi üretiminde şok!

Sanayi üretimi Ağustos’ta son 1 yılın en düşük seviyesine inerek yüzde 1.4 azaldı. Yıllık bazda ise yüzde 5.2 artarak 7 ayın en yüksek seviyesini görmüş oldu.

METALİN OTOMOBİLE DÖNÜŞÜM SERÜVENİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı sanayi üretim verilerini açıkladı. Ağustos’ta madencilik sektörü endeksi yüzde 3.5 arttı, imalat sanayi endeksi yüzde 2 azaldı.

Sanayi üretimi arındırılmış veri ile Ağustos ayında aylık bazda yüzde 1.96 azaldı, yıllık bazda yüzde 12.5 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde ağustosta yıllık bazda, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 11,3, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 4,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi de yüzde 7,7 arttı.

Yurtiçi piyasalar PPK’ya odaklandı

Yurtiçi piyasalar haftanın ilk iki günündeki Hazine ihalelerinin ardından, bugün açıklanacak olan Para Politikası Kurulu (PPK) kararlarına odaklandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bugün saat 14:00’te PPK kararlarını açıklayacak. TCMB Ağustos ayı toplantısında politika faizini yüzde 8.25 olarak korurken, marjinal fonlama faizi ise yüzde 12’den yüzde 11.25’e, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranını ise yüzde 11.5’ten yüzde 10.75’e düşürmüştü. Borçlanma faiz oranı ise değiştirilmeyerek yüzde 7.5’te bırakmıştı.

BloombergHT.com’a değerlendirmelerde bulunan, JPMorgan Türkiye Başekonomisti Yarkın Cebeci, “TCMB’nin büyük oranda politika faizini değiştirmeyeceği bekleniyor. Ayrıca beklentimiz alt ve üst bantlarda ya da koridorda da değişiklik yapılmayacağı yönünde. Enflasyondaki inatçı görünüm enflasyon beklentilerini artırdı ve TCMB’nin kredibilitesinin sorgulanmasına sebep oldu. Küresel risk iştahının da giderek kötüleşmesi lirayı baskı altına durumda. Enflasyonun lira üzerinde daha fazla olumsuz etki yapabileceği endişeleriyle TCMB, politikalarını sürdürerek daha şahin açıklamalar yapabilir” dedi.

Dün güne yükselişle başlayan BIST 100 endeksi, en yüksek 77,213.34 puanı görse de bu seviyelerde tutunamadı ve özellikle ikinci seansta etkisini artıran satışlarla sert bir şekilde düşüşe geçti. Analistler, endeksin yaklaşık bir haftadır üzerinde tutunmaya çalıştığı 76,500 desteğinden gelen tepki alımlarının güçlenememesi ile aşağı yönlü kırıldığını ve “zarar kes” (stop-loss) emirlerinin çalıştığını, bunun da düşüşü hızlandırdığını kaydetti.

BIST 100 endeksi, dünü önceki gün kapanışına göre 1,475.89 puanlık düşüşle 75,193.02 puandan tamamladı.

TCMB doların dünkü efektif kurunu alışta 2.2309 lira, satışta 2.2400 lira olarak açıkladı. TCMB, önceki efektif kurunu alışta 2.2303 lira, satışta 2.2394 lira olarak belirlemişti.

Bu haftaki Hazine’nin tahvil ihaleleri ve özellikle PPK beklentileri ile dolar/TL, Pazartesi günü 2.2483 ile 12 Mart’tan bu yana en yükseği gördü. Dün hafif yükselen dolar/TL kuru, bugün de 2.24’e yaklaşarak saat 08:39 itibarıyla düne göre yüzde 0.12 artışla 2.2397 liradan alıcı buluyor.

Euro/TL aynı dakikalarda yatay bir seyirle 2.86’dan fiyatlanırken, sepet kur ise 2.55’te.

Haziran´da 4.1 milyar dolar açık verdik!

Haziran ayında cari işlemler açığı 4 milyar 93 milyon dolar ile piyasa beklentisinin üzerinde geldi. Beklenti 3.8 milyar dolar ile 3.85 milyar dolar arasındaydı.

TAHMİNLERDEN YÜZDE 8 SAPMA VAR
Cari işlemler açığının Haziran ayında 3.8 milyar dolar, Avrupa ekonomisinde toparlanmanın ihracatı desteklemesiyle dış ticaret açığında azalma eğilimive geçen yılki yüksek altın ithalatının ortadan kalkmasına paralel 2014 sonunda 49.5 milyar dolar olması bekleniyor.

YILLIK BAZDA DÜŞÜŞ
Merkez Bankasından yapılan açıklamaya göre, cari işlemler açığı, bir önceki yılın ilk yarısına göre 12 milyar 934 milyon ABD doları azalarak 24 milyar 151 milyon ABD dolarına geriledi.

Açıklamada şu bilgiler verildi: “Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 11.268 milyon ABD doları azalarak 29.322 milyon ABD dolarına düşmesi, net hizmet gelirlerinin 883 milyon ABD doları artarak 9.296 milyon ABD dolarına yükselmesi ve ve gelir dengesi açığının 956 milyon ABD doları azalarak 4.489 milyon ABD dolarına gerilemesi etkili olmuştur.

Parasal olmayan altın kalemi altında, bir önceki yılın ilk yarısında 6.987milyon ABD doları net altın ithalatı olurken, bu yılın aynı döneminde 355 milyon ABD doları net ithalat gerçekleşmiştir.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun turizmle ilgili olarak gerçekleştirdiği ikinci çeyrek anket sonuçlarının yansıtılmasıyla, turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre 613 milyon ABD doları tutarında artarak 11.813 milyon ABD dolarına, turizm giderleri de 267 milyon ABD doları tutarında artarak 2.582 milyon ABD dolarına ulaşmıştır.

Yatırım geliri dengesinden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.010 milyon ABD doları azalarak 4.305 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Yurtdışı yerleşiklerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, bir önceki yılın ilk yarısına göre 1.479 milyon ABD doları artarak 6.763 milyon ABD dolarına yükselmiştir.

Yurt içinde yerleşik kişilerin yurt dışında yaptıkları net yatırımlar, 699 milyon ABD doları artarak 2.124 milyon ABD doları tutarında gerçekleşmiştir.
Yurtdışında yerleşik kişiler hisse senedi piyasasında Haziran ayındaki 153 milyon ABD doları net satıma rağmen Ocak-Haziran döneminde 1.458 milyon ABD doları tutarında net alım gerçekleştirmiştir.

Devlet iç borçlanma senetleriyle ilgili olarak yurtdışı yerleşikler, Haziran ayındaki 3.318 milyon ABD doları tutarında net alımla birlikte yılın ilk yarısında 247 milyon ABD doları tutarında net alım gerçekleştirmiştir.

Yurtdışında gerçekleştirilen tahvil ihraçları yoluyla Haziran ayında bankalar 2.011 milyon ABD doları ve diğer sektörler 1.749 milyon ABD doları net borçlanma gerçekleştirmiştir. Böylece, yılın ilk yarısında söz konusu sektörler sırasıyla 5.105 milyon ABD doları ve 2.249 milyon ABD doları net borçlanma gerçekleştirmiştir.

Bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 248 milyon ABD doları artmıştır. Genel Hükümet, yurtdışı piyasalar ve diğer uluslararası kuruluşlardan sağlanan uzun vadeli kredilerle ilgili olarak 747 milyon ABD doları net geri ödemede bulunmuştur.

Bankacılık sektörü, uzun vadeli kredilerde 2.968 milyon ABD doları, kısa vadeli kredilerde de 1.770 milyon ABD doları tutarında net kullanım gerçekleştirmiştir.

Diğer sektörlerin yurtdışından kullandığı kredilerle ilgili olarak, Haziran ayındaki 1.436 milyon ABD doları net geri ödemeye rağmen ilk altı aylık dönemde 2.637 milyon ABD doları net kullanım olmuştur. Bir önceki yılın aynı döneminde ise 1.471 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleşmişti.
Yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarınca Merkez Bankası nezdinde açılan mevduat hesaplarında 886 milyon ABD doları, yurtdışı bankaların yurtiçi bankalarda tuttuğu mevduat hesaplarında ise 968 milyon ABD doları net çıkış gerçekleşmiştir.

Rezerv varlıkların içinde bulunan resmi rezervler 1.258 milyon ABD doları tutarında artmıştır.

Faizsiz emeklilik geliyor

BDDK faizsiz bankacılık için yeni ürün alternatifleri sunan bir rapor hazırladı. Faizsiz emeklilikten tasarrufa yönelik yeni yatırım araçlarına kadar birçok ilk raporun öngörüleri arasında yer alıyor

Ekonomi yönetimi faizsiz banka stratejisini güncelledi. Faizsiz finans alanında ürün-hizmet çeşitliğinin artırılması ve kalitenin yükseltilmesi kapsamında bir dizi sürpriz adım atılacak. Geliştirilecek olan yeni stratejiyle Türkiye, ‘faizsiz emeklilik sistemi’ ile tanışacak. Müşterilerin taleplerine cevap verme açısından mevduat bankaları kadar esnek davranmayan katılım bankaları da kredili mevduat hesabı, doğrudan borçlandırma sistemi gibi uygulamalara alternatif sunacak. 

GELİR VERGİSİ MUAFİYETİ
BDDK tarafından hazırlanan katılım bankacılığı raporunda, faizsiz bankacılıkta uygulanan murabahaya (İslam hukukunda alış fiyatı, maliyet üzerine kâr eklenmesi) alternatif olabilecek yöntemlerin geliştirilmesi öngörülüyor. Raporda, Hazine’nin geliştirdiği ‘melek yatırımcı projesi’nin yol gösterici olacağı vurgulandı. Böylece, girişimcilere finansman sağlayacak olan yatırımcıların işlemlerden elde edeceği gelirler de gelir vergisinden muaf tutulacak. Benzer teşvikler faizsiz bankacılık yöntemlerine de tanınarak bilanço payları artırılacak. 

KUYUMCUYA EMANET EDİLİYOR
Ayrıca raporda katılım bankalarının daha fazla kaynak temin etmek için fon toplama yöntemlerini çeşitlendirmeleri ve yatırımcılara yeni yatırım araçları sunmaları gerektiği vurgulandı. Faiz hassasiyeti olan kesimin tasarruflarını katılım bankalarının yanı sıra gayrimenkul ve altında önemli ölçüde değerlendirdiği ifade edildi. Özellikle Anadolu’daki şehirlerde faize karşı hassas olanların tasarruflarını genellikle kuyumculara emanet ettiği vurgulandı. Raporda, “Toplumun faize duyarlı olan kesiminin mümkün olduğu ölçüde katılım bankacılığı sistemine dâhil edilmesi ve katılım bankalarının daha fazla sayıda tasarruf sahibine ulaşabilmesi için politikalar geliştirilmeli ve çalışmalar yapılmalıdır” denildi. 

KATILIM SİGORTACILIĞI
Katılım bankacılığının geliştirilmesi için bankacılık mevzuatında katılım sigortacılığına ilişkin hükümlere yer verilmesi gerektiği belirtildi. Bireysel emeklilik sistemi yerine ‘faizsiz emeklilik sistemi’ ifadesinin kullanılması ile sistemin daha fazla büyüyeceği tespiti yapıldı.

GAYRİMENKUL STOKU TÜKENİYOR
Katılım bankaları tarafından ihraç edilen kira sertifikalarının büyük kısmının gayrimenkul kiralama yöntemine dayalı olduğu belirtilerek, “Katılım bankalarının gayrimenkul temeline dayalı kira sertifikası ihracına devam edebilmeleri için, aktiflerinde gayrimenkulün olması gerekiyor. Katılım kira sertifikası ihracına konu edebilecek gayrimenkul stokları tükenmek üzerindedir” denildi. Kira sertifikası yoluyla sağlanan finansmanın Hazine’nin toplam borçlanmasının sadece yüzde 5’ini oluşturduğu vurgulanan raporda, “İslami finansın uygulandığı diğer bazı ülkelerde bu oran daha yüksek seviyelere ulaşabiliyor. Bahreyn Hazinesi’nin kira sertifikası yoluyla sağladığı finansman toplam borçlanmasının yüzde 32.82’sini oluşturuyor” ifadesi kullanıldı.

İŞSİZLİK FONU YATIRIM YAPABİLİR
Raporda kamu kurum ve kuruluşlarının kira sertifikası satın almasının özendirilmesi gerektiği de vurgulandı. İşsizlik Sigortası Fonu, TCMB Vakfı, Merkez Bankası Çalışanları Sandığı, Emlak GYO, Takasbank, THY, TMSF, BİST, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı gibi kamu bağlantılı çeşitli vakıf ve sandıklar kira sertifikasına yatırım yapabilecekler arasında sıralandı.

ÖZELLEŞTİRME PROJELERİNE FAİZSİZ SİSTEM
Özeleştirme ve projelerin finansmanının faizsiz finans araçlarıyla yapılabileceğine dikkat çekilen raporda, “Ancak, şu ana kadar kullanılmamıştır. Hazine’nin gelecek dönemde icare sukuk dışındaki sukuk türlerini kullanarak bu alanda adım atması bekleniyor” denildi.

Enflasyon rakamları açıklandı

Haziran ayında TÜFE aylık yüzde 0.31, ÜFE ise yüzde 0.06 arttı. Haziran’da düşüş belentisine karşın TÜFE yüzde 0.31 ile beklentiyi aşmış oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, çekirdek TÜFE Haziran’da yıllık bazda yüzde 9.65 oldu, beklşenti yüzde 9.8 idi. Yıllık yüzde 9.2 arttı, beklenti yüzde 8.8 idi.

Roubini: Borç yapılandırma çökebilir

Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, uluslararası borç yapılandırma sisteminin çökebileceği uyarısında bulundu.

Kriz Kahini Nouriel Roubini, borç yapılandırma sisteminin çökebileceğini söyledi. Project Syndicate için kaleme aldığı yazıda Roubini, “Ticaret şartlarında bozulma veya uzun süreli durgunluk sonucu hükümet gelirleri azalır ve borç yükü büyür” dedi. Roubini, borçların ödenmemesi durumunda, “Yasal sistem, borcu, borçlunun gelir potansiyeline yakın bir seviyeye çeker ya da eğer temerrüte düşmek kolaylaşırsa, bazı ülkeler bunu suistimal edebilir” dedi. HER İKİ TARAF İÇİN DE SORUN Ancak Roubini’ye göre borç yeniden yapılandırması çok zorsa o zaman da hem borçlu hem de alacaklı için sorun yaşanır. Ekonomist, alacaklı için borcu daha az miktarda da olsa geri alabilmek, borçlunun temerrüde düşmesinden daha iyi bir seçenek olduğunu söyledi. SÜREÇ NASIL İŞLİYOR? Ülkelerin resmi bir iflas programı olmaması nedeniyle bu gibi durumlarda piyasa odaklı bir yol izleniyor. Buna göre borçlu ülke tahvilleri, nominal değerleri daha düşük olan ya da daha uzun vadeli daha düşük faiz ödemeli yeni tahvillerle değiştiriyor. Alacaklılar bunu kabul ederse borç yeniden yapılandırılmış oluyor. Aksi takdirde alacaklılar borcun tamamının geri ödenmesi istemiyle dava da açabiliyor. Bu yüzden son 10 yılda hükümetler, piyasa odaklı bu yaklaşımı sözleşmeli yaklaşımla destekleyen planların devreye soktu. Roubini, Arjantin’in 2001’de temerrüde düşmesiyle alacaklıların büyük çoğunluğunun 2005 ve 2010’da yeni şartları kabul ettiğini yazdı. İKİ TEHLİKE Küçük bir grubun dava açarak ABD mahkemelerince borcun tamamını almaya hak kazanmasından sonra ünlü ekonomiste göre 2 tehlike var: birincisi ilk defa alınan kararla, bir ülke anlaşmaya yanaşmayanlara borcun tamamını ödeyene kadar, yeniden yapılandırmayı kabul edenlere ödeme yapamayacak. İkincisi ise borcun tamamının ödendiği alacaklılar olması durumunda, daha önceden borcu azaltılmış alacaklılar da tekrardan borcun tamamını talep edebilecek.

Sakarya’dan en fazla ihracat Rusya’ya yapıldı

Rusya, 39 milyon 459 bin dolarlık ihracatla ilk sırayı aldı

SAKARYA – Türkiye’nin en çok ihracat yapan 9’uncu kenti Sakarya’da, en fazla ihracat 39 milyon 459 bin dolarla Rusya’ya yapıldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, Rusya’ya mayısta 41 milyon 649 bin dolar, haziranda ise yüzde 5,3 düşüşle 39 milyon 459 bin dolar dış satım yapıldı.

Rusya’nın ardından 28 milyon 715 bin dolarla İsrail ikinci, 14 milyon 966 bin dolarla Almanya üçüncü sırada yer aldı.

Haziranda 212 milyon 57 bin dolarlık dış satım yapılan kentte şu ülkeler öne çıktı:

“Birleşik Krallık’a 14 milyon 406 bin dolar, Fransa’ya 12 milyon 632 bin dolar, Belçika 11 milyon 633 bin dolar, Mısır’a 9 milyon 337 bin dolar, İspanya’ya 8 milyon 90 bin dolar, İsveç’e 7 milyon 892 bin dolar, Polonya’ya 7 milyon 708 bin dolar, İtalya’ya 6 milyon 24 bin dolar, 3 milyon 392 bin dolar Cezayir, Azerbaycan-Nahçıvan’a 3 milyon 194 bin dolar, Gürcistan’a 3 milyon 36 bin dolar.”

Kaynak: Haber Kaynağı

LPG fiyatlarına zam geldi

Otogaz satış fiyatlarında bugünden geçerli olmak üzere litrede ortalama 8 ile 10 kuruş arasında zam yapıldı.

iyat artışının ardından otogazın litre fiyatı Ankara’da 2,76 liradan 2,85-2,86 liraya, İstanbul’da 2,71 liradan 2,78-2,81 liraya, İzmir’de ise 2,71 liradan ile 2,80 liraya yükseldi.

Otogaz ürünlerinin perakende satış fiyatları, dağıtım şirketlerinin maliyetine ve rekabet şartlarına, illere ve söz konusu şirketlere göre farklılık gösterebiliyor.

AA

İhracat ocak-haziran döneminde yüzde 7,3 arttı

İhracat ocak-haziran döneminde yüzde 7,3 artışla 79,94 milyar dolara ulaştı. Irak’a ihracatın olağan seyrinde devam etmemesinin ihracat artışına 2,5 puan negatif etkisi oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) haziran ayına ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı. Türkiye’nin ihracatı haziran ayında yüzde 6,6 artışla 12,54 milyar dolar oldu. İhracat ocak-haziran döneminde ise yüzde 7,3 artışla 79,94 milyar dolara ulaştı.

Irak’a olan ihracatın olağan seyrinde devam etmemesinin ihracat artışına 2,5 puan negatif etkisi oldu. Son 12 aylık ihracat ise yüzde 2,6 artışla 156 milyar 594 milyon dolara yükseldi.

Otomotiv liderliğini sürdürüyor

Haziran ayında en fazla ihracatı, 2 milyar 31 milyon dolarla otomotiv sektörü yaparken, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 1 milyar 601 milyon dolar ihracat ile ikinci sırada, kimyevi maddeler sektörü ise 1 milyar dolar 524 milyon dolar ihracat ile üçüncü sırada yer aldı.

Haziran ayında en fazla ihracat artışını yüzde 31 ile fındık ve mamulleri sektörü yakaladı. Bu sektörü yüzde 21 ile tütün ve yüzde 15 ile kimyevi maddeler sektörleri izledi.

Haziran ayında en fazla ihracat yapılan 5 ülke sırasıyla Almanya, İngiltere, Irak, Fransa ve İtalya oldu. Almanya’ya ihracat yüzde 10, İngiltere’ye ihracat yüzde 22, Fransa’ya ihracat yüzde 12 İtalya’ya ihracat yüzde 18 arttı. Irak’a ihracat ise yüzde 21 geriledi.

Büyükekşi: Kademeli faiz indirimleri devam etmeli

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, güncel ekonomik ve politik konular hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, tüm adaylara başarılar dileyen Büyükekşi, seçim sürecinin ülkemizin demokrasisini derinleştirmesini, toplumsal uzlaşı ve mutabakat zeminini öne çıkarmasını diledi. İlk defa doğrudan seçeceğimiz Cumhurbaşkanımızın ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni etti.Kırıkkale’nin silah ve savunma merkezi olduğunu hatırlatarak, yatırım teşvik sisteminde 4. bölgede bulunan Kırıkkale’ye iş adamlarını yatırım yapmaya davet etti.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Merkez Bankası’nın piyasa dinamiklerinin gerisinde kalmadan kademeli faiz indirimlerine pro-aktif bir şekilde devam etmesini istiyoruz. Yüksek faiz firmaların yatırım iştahını negatif etkiliyor” dedi.

Büyükekşi, “IŞİD’in Musul’u ele geçirmesi yüzünden Irak’a ihracatımızda sıkıntılar yaşanmaya başladı. Haziran ayında ihracatımız yüzde 21 gerilerken, Haziran ayı bazında Irak en fazla ihracat yaptığımız 3. ülke konumuna düştü. Şu aşamada sadece alternatif Kerkük yolu üzerinden sınırlı miktarda ticaret yapılabiliyor” diye konuştu.

“AB’de canlanan talep rüzgârını değerlendirmeliyiz”

FED’in politika faizlerinin uzun vadede geleceği seviyeyi aşağı yönlü olarak revize ettiğini hatırlatan Büyükekşi, “ABD’nin büyüme beklentisi de yüzde 2.9’dan yüzde 2.1-2.3 aralığına getirildi. Fed ayrıca, aylık tahvil alım hacmini 10 milyar dolar daha azaltarak 45 milyar dolardan 35 milyar dolara düşürdü” diye konuştu. Büyükekşi, Avrupa Merkez Bankası’ndan gelen ek parasal genişlemeyle birlikte AB’nin büyümesi ve artan iç taleple, ithalatının artış trendine girmesini beklediklerini söyledi.

İlk çeyrekte büyümenin kalitesi memnuniyet verici

2014’ün ilk çeyreğinde Türkiye’nin tüm uluslararası tahminleri aşarak, yüzde 4,3 büyüdüğüne dikkat çeken Büyükekşi, ” Türkiye bu büyüme temposuyla gelişen ülkeler arasında 4. sırada yer aldı. Türkiye aynı zamanda yılın ilk 4 ayındaki ihracat artış performansları karşılaştırıldığında Çek Cumhuriyeti ve Polonya’nın ardından Avrupa’da 3.sırada yer aldı. İhracata dayalı büyüme bizi yukarılara taşıdı” diye konuştu. Büyükekşi, dış ticaret açığının yüzde 25 gerilemesinin makroekonomik politikaların ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Yüksek faiz firmaların yatırım iştahını negatif etkiliyor

Büyükekşi, MB’nin geçen hafta gerçekleştirdiği faiz indirimini “kısıtlı” olarak tanımladı. “Geçen hafta Merkez Bankası, borç verme faizini 0,75 puan daha indirerek yüzde 8,75 seviyesine çekti. Biz Merkez Bankası’nın piyasa dinamiklerinin gerisinde kalınmadan kademeli faiz indirimlerinin pro-aktif bir şekilde devam etmesini istiyoruz.

Yüksek faiz oranı bilhassa tüm sektörlerdeki firmaların yatırım iştahını negatif etkiliyor. Faiz düşüşünün devamıyla rekabetçi kur seviyelerinin korunması gerektiğine inanıyoruz” dedi.Büyükekşi, “AB-28 ülkelerinin ilk 4 aylık ithalatı yüzde 2 geriledi, 13 milyar Euro daraldı. Biz aynı dönemde AB’ye ihracatımızı yüzde 14 artırdık. Talebin daraldığı bir pazara daha fazla hacimde ihracat yapmak, belirgin bir fiyat baskısı yaratıyor. Bu da kurların belli bir seviyede tutunmasını gerektirir” dedi.

Irak, üçüncülüğe geriledi

Irak’ta yaşanan son gelişmelere değinen Büyükekşi şöyle konuştu: “Irak’ta yaşanan son gelişmeler bizleri endişeye sevk ediyor.  IŞİD’in 80 vatandaşımızı kaçırması bizleri hayli üzdü. Diğer taraftan  IŞİD’in Musul’u ele geçirmesi yüzünden Irak’a ihracatımızda sıkıntılar yaşanmaya başladı. Sadece alternatif Kerkük yolu üzerinden çok sınırlı miktarda ticaret yapılabiliyor.

Irak, yıllık 12 milyar dolar ihracat ile Almanya’nın ardından ikinci büyük ihraç pazarımız. 2014’ün ilk 5 ayında Irak’a ihracatımız yüzde 11 artışla 5 milyar 40 milyon dolara yükseldi. Ancak Haziran ayında aylık ihracat yüzde 21 geriledi. Suriye’de de benzer şekilde krizle beraber ilk dönemde ihracatımız ciddi şekilde düştü, ancak doğal olarak gerçekleşen talep ve ihtiyaçları karşılamak üzere ihracatımız tekrar artarak rekorlar kırıyor.Irak’ta oluşan kaybımızı yeni hedef pazarlardaki performansımızla
telafi edeceğiz, Nasıl ki 2009’da Avrupa pazarındaki krizi Orta Doğu pazarıyla aştıysak, Şu anda Orta Doğu’da yaşanan duraklamayı da canlanan AB pazarı ile telafi edeceğiz.”

Fitch Türkiye’nin kredi notunu teyit etti

Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BBB- olarakteyit etti. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye için 4 Nisan’da yayınladığı kredi değerlerdirmesini Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama A.Ş’ninsukuk ihracını kapsayacak şekilde düzeltti.

4 NİSAN DEĞERLENDİRMESİNDE NELERE DİKKAT ÇEKİLMİŞTİ?
Fitch, Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama Anonim Şirketi tarafından ihraç edilen 1,5 milyar dolar tutarındaki 26 Mart 2018 vadeli sukuk için kredi notunu da BBB- olarak yineledi. Fitch, açıklamasında 4 Nisan’da yaptığı değerlendirmeyi tekrarladı.

3 TÜRK BANKASININ NOTU DÜŞÜRÜLDÜ

Fitch’in o tarihte yaptığı değerlendirmede şu bilgiler verilmişti:

“Fitch Ratings yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de Aralık ve Ocak ayında yaşanan gelişmelere ve bunların Türk Lirası, faiz oranlarıüzerinde yarattığı olumsuz etkilere yer verirken, Şubat ayından itibaren TL’nin istikrar kazandığına ve uluslararası rezervlrenin toparlanmaya başladığına dikkat çekti. Yurtiçine bakıldığında ihracatın desteği ile sanayi üretimi ve kapasite kullanımının yüksek olmaya devam ettiğini belirten Fitch, bununla birlikte yurtiçi kredilerde büyümenin yavaşladığına, tüketici ve yatırımcı güveninde bir ılımlılaşmanı işaretlerinin alınmaya başladığına vurguladı.

Ancak Türk ekonomisindeki bu yeniden dengelenmenin yavaş büyümeye yol açmasını beklediklerini ifade eden Fitch, Türk ekonomisi için 2014 büyüme tahminini yüzde 3,2’den yüzde 2,5’e, 2015 büyüme tahminini yüzde 3,8’de yüzde 3.2’ye indirdi.

Önümüzdeki dönemde cari işlemler hesabında düzeltmenin hız kazanmasını beklediklerini ifade eden Fitch, cari işlemler açığının GSYH’ya oranının 2014 yılında yüzde 6’ya, 2015 yılında yüzde 5’e düşmesini beklediklerini de belirtti. Bununla birlikte Fitch, Türkiye’nin büyük dış finansman ihtiyacı ve zayıf uluslararası likidite pozisyonu dikkate alındığında sermaye girişinde keskin ve süremli bir düşüşün Türkiye’nin ekonomik ve finansal istikrarı üzerinde kaydadeğer bir olumsuz etki yapabileceğini vurguladı.

Ancak Türkiye’nin dış şoklara dayanıklılığının da küçümsenmemesi gerektiğine inandıklarını ifade eden Fitch, Türkiye’nin Lehman veEuro Bölgesi borç krizlerini sermaye girişlerinde ani bir durma olmadan atlatmayı başardığına dikkat çekti.

Türkiye’nin 2013 yılında merkezi hükümet mali sonuçlarının beklentilerden daha iyi olduğunu da ifade eden Fitch, 2014-2015’den genel kamu açığının GSYN’nın yüzde 2-3’ü seviyesinde oluşmasını beklediğini de belirtti.

Poliik risklerin Türkiye için bir bilinmeyeen olmaya devam ettiğini belirten Fitch, politik tartışmayların Ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı, 2015 Haziran ayındaki genel seçimklere kadardevam etmesini ve periodik şekilde ekonomik görünümü gölgelemesini beklediklerini de vurguladı.

Fitch, Türkiye’nin kredi notunda negatif veya pozitif değişikliğeyol açabilecek faktörleri ise şöyle sıraladı:

Negatif:
– Sermaye girişlerinde keskin, sürekli bir düşüşün ekonomik ve finansal istikrar üzerinde kayda değer negatif etkiye yol açması
– Artan politik oynaklığın öngörülemez makroekonomik politika yanıtlarını süratlendirmesi, hükümetin etkinliğini azaltması ve/veya daha zayıf iş ortamına yol açması
-Hızlı kredi büyümesinin yeniden başlamasına ve cari işlemler açığının genişlemesine yol açacak politika geri dönüşlerinin orta vadede dış borçtakayde değer artışla biraraya gelmesi

Pozitif:
-Cari işlemler açığında kayda değer ve sağlam azalmanın, uzun vadreli enstrümanlara net sermaye girişlerinin yeniden dengelenmesi ve uluslarararası rezervlerde sürdürülebilir artışın sağlanması
-Düşük ve daha istikrarlı enflasyonun yakalanması
-Brüt yurtiçi tasarrufları artıracak ve daha büyük yabancı doğrudan yatırımı çekecek yapısal reformlar.”

Avrupa’nın en ucuz 10’uncu ülkesiyiz

İçki ve sigarayı Avrupa ile aynı fiyata, otomobili daha pahalıya tüketiyoruz.

Türkiye mal ve hizmetlerin fiyat düzeyleri karşılaştırmasına göre, Avrupa’nın en ucuz 10’uncu ülkesi oldu. İçki ve sigarayı Avrupa ortalaması ile aynı fiyata tüketen Türk vatandaşları, otomobil, bisiklet ve motosiklete daha fazla ödeme yapıyor. Mal ve hizmet fiyatları Avrupa ortalamasının altında olsa da Türkiye’de refah seviyesinin ortalamanın yarısını bile yakalayamaması dikkat çekiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2013 yılına ilişkin Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları yönüyle hesaplanan Satınalma Gücü Paritesi verilerini açıkladı. Türkiye’nin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünü gösteren fiyat düzeyi endeksi, 64 ile Avrupa’da fiyatları en ucuz 10’uncu ülke olduğunu gösteriyor. Ancak TÜİK’in önceki gün açıkladığı Satınalma Gücü Paritesi’ne göre kişi başına GSYİH verileri, ucuz mal ve hizmete erişimin o kadar da kolay olmadığını ortaya koyuyor.

Zengin ülkeler pahalı düşük gelirliler ucuz 

Bu kategoride en pahalı ülke 156 endeks değeri ile İsviçre olurken, Avrupa’nın refah düzeyi en yüksek ülkesi Lüksemburg için endeks 123 (5’inci sırada) olarak hesaplandı. Aynı değerlendirmede Avrupa’nın en ucuz ülkesi ise gelir seviyesi bakımından AB’nin sondan 3’üncü sırasında bulunan Makedonya oldu. Makedonya’nın endeks değeri 47 olurken, bunu 48 ile Bulgaristan, 51 ile de Arnavutluk takip etti.

Ulaşım araçları Avrupa’dan daha pahalı 

Tüketim mal ve hizmetlerinin alt gruplarına göre hesaplanan fiyat düzey endeksleri içinde Türkiye’nin 108 ile kişisel ulaşım araçlarını Avrupa’dan daha pahalıya tükettiği gözlendi. Alkollü içecekler ve tütünde ise Türkiye 100 ile Avrupa ortalamasıyla aynı değeri yakaladı. Buna karşılık ulaştırma hizmetleri 55 endeks değeri ile Avrupa ortalamasına göre en az para ödediğimiz grup oldu.

Avrupa ile Gümrük Birliği turu

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinin yanı sıra Türkiye’nin Gümrük Birliği Anlaşması nedeniyle yaşandığı sıkıntılar ele alındı

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ABD ile AB arasında müzakereleri sürdürülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşmasına ilişkin sürecin içinde Türkiye’nin de otomatik olarak bulunmasından yana olduklarını belirterek, “ABD-AB-Türkiye üçgeninin tamamlanmış olarak bitirilmesinden yanayız” dedi.

Zeybekci, Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle ile kahvaltıda bir araya geldi.

Kahvaltının ardından basın mensuplarına açıklama yapan Zeybekci, Füle ile çok güzel bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi.

Gümrük Birliği konusu ile ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını dile getiren Zeybekci, “Türkiye’nin AB ile tam üyelik görüşmeleri son derece önemli. Türkiye’nin AB’ye tam üye olmasını bir hedef olarak görüyoruz ama Türkiye’nin üyelik sürecini ve tamamlaması gereken prosesleri daha çok önemsiyoruz” diye konuştu.

Son dönemlerde Gümrük Birliğinin asimetrik yapısı, Türkiye’nin karar alma mekanizmalarında olmaması, AB’nin 3. ülkelerle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarından olumsuz etkilenmesi ve AB ile ABD arasında müzakereleri sürdürülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması ile ilgili endişelerini anlattığını aktaran Zeybekci, “Türkiye olarak bu sürecin içinde otomatik olarak yer almamız gerektiğine ve ABD-AB-Türkiye üçgeninin tamamlanmış olarak bitirilmesinden yanayız” ifadesini kullandı.

“Gümrük Birliğinin modernizasyonu üzerinde durduk”

Stefan Füle de Zeybekci ile son derece önemli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.

Türkiye-AB ilişkileri açısından son 6 ayın zor geçtiğini kaydeden Füle, “Özellikle yargı sistemi, ceza sistemi, ifade özgürlüğü alanında bu güçlüklere odaklandığını görüyoruz” dedi.

Ziyaretinin asıl amacının anılan konularla ilgili AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüş alışverişinde bulunmak olduğuna işaret eden Füle, Ekonomi Bakanlığı ile sürecin diğer yönlerini görüşmenin de ziyaretinin diğer amaçlarından olduğunu söyledi. Füle, “Sayın Bakan ile yapmış olduğumuz görüşmede Gümrük Birliğinin modernizasyonu üzerinde durduk. Her iki tarafın da endişelendiği konuları ele aldık. Her iki tarafa da fayda sağlayacak bir Gümrük Birliğinin önünde engel teşkil eden konuları en iyi hangi şekilde aşacağımızı ele aldık” diye konuştu.

Füle, görüşmede Dünya Bankasının Gümrük Birliğine ilişkin hazırladığı çalışmanın da gündeme geldiğini aktardı.

Avrupa Komisyonu’nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Karel de Gucht ile gelecek hafta görüşeceğini bildiren Füle, 3. taraflarla müzakereden sorumlu komisyonun da Türkiye’nin serbest ticaret anlaşmalarından nasıl faydalanabileceğine ilişkin konuları ele alacağını sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Haber Kaynağı