Category: Gündem

CHP’nin kesinleşen adayları

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında toplanan CHP PM’de belediye başkan adayları oylandı ve kesinleşti. İştekesinleşen adaylar;

Adalar/ Atilla Aytaç

Esenyurt/ Gürbüz Çapan

Çankaya/ Alper Taşdelen

Bakırköy/ Bülent Kerimoğlu

Maltepe/ Ali Kılıç

Beyoğlu/ Aylin Kotil

Beşiktaş/ Murat Haznedar

*Kadıköy ve Çekmeköy MYK’de yeniden görüşülecek

ÖYM’lerle ilgili yasa teklifi Meclis´te

22 maddelik yasa teklifi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu

Özel yetkili mahkemelerle ilgili düzenlemenin de yer aldığı 22 maddelik yasa teklifi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeni demokratikleşme paketinin 22 maddeden oluştuğunu açıkladı.

Teklifte çok önemli değişiklikler olduğunu kaydeden Bakan Bozdağ, bunların başında TMK 10 ile görevli mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığını vurgulayarak, “Özel görevli mahkemeler kaldırılmaktadır. Özel görevli mahkeme, savcı özel soruşturma ve kovuşturma olmayacaktır” dedi.

HUKUKA AYKIRI ELE GEÇİRİLEN KİŞİLER VERİLERE AĞIR CEZA
Bakan Bozdağ, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilerek yayınlanmasında ağır cezalar geldiğini ifade ederek, “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirenlere ve yayanlara ağır cezalar geliyor. Kişisel verileri yok etmeyenlere verilecek cezalar hem arttırılmakta, bu konuda yeni bir suç da ihdas edilmektedir. Soruşturmalar sırasında ister arama sırasında, isterse teknik takip gibi işlemler sırasında soruşturulan suç ve kişilerle ilgili bilgileri yok etmeyenlere cezaları arttıran bir düzenleme getiriyoruz” diye konuştu.

Müdafiinin soruşturma sırasında dosyayı incelemesi ile ilgili engellerin kaldırıldığına dikkat çeken Bakan Bozdağ, “Bir insan çok ağır suç isnatları ile karşı karşıyaysa bunları bilmek ve bunlara karşı kendisini savunma hakkına sahip olmalıdır. Engelleme imkanı veren düzenlemek CMK’dan kaldırılmaktadır. Savunma ciddi bir şekilde güçlendirilmektedir” şeklinde konuştu.

TUTUKLAMA AZAMİ 5 YIL

Tutuklama süresinin azami 5 yılla sınırlandırıldığını kaydeden Bakan Bozdağ, 2+3 tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğunu ifade etti. AHİM’in tutukluluk süresinin 5 yıl 4 ay olduğunu ifade eden Bakan Bozdağ, AHİM’den daha ileri bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini vurguladı. Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tutuklama nedenlerinin yanına yeni bir neden ilave ediyoruz. Hırsızlık, tehdit, darp ve mala zarar verme gibi suçlara anında hapis cezası verilecek. Suçu meslek edinenler ve toplumu rahatsız eden suçlara hapis cezası geliyor.”

TEKNİK TAKİP İÇİN SOMUT DELİL İSTENECEK
Teknik takip konusunda kuvvetli şüphenin somut delile dayanması kuralı getirildiğine dikkat çeken Bakan Bozdağ, teknik araçlarla izlemek için ağır ceza mahkemesinin kararında oy birliğinin gerektiğini belirterek, “Sulh ceza hakimi dinleme kararı veremeyecek. Her mahkeme adli dinleme kararı veremeyecek, ağır ceza hakimleri dinleme kararı verebilecek. Haberleşme hürriyeti pek çok konuyla irtibatlı olduğu için oy birliğinin aranması son derece önemlidir. Bu kişisel haklara yönelik hukuksal bir teminattır” ifadelerini kullandı.

220. maddenin TCK’dan çıkarıldığını söyleyen Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bu tedbirin iletişimin kayda alınması ile ilgili orada bazı suçlar var. Esasında bu suçların önemli bir kısmı örgüt faaliyetinde işlenebilecek bir suç. Silah kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti böyle. Ancak örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan. TCK 220 dinleme yapılamayacak. Suç işleme için örgüt kurmak, ayrıca örgütün eklenmesi torba bir dinleme maddesi gibi. Biz bunun torba bir dinleme maddesi olmasını kabul etmiyoruz. Ne olduğu belli olsun. Delil yokken örgüt kurmakla suçlanmak gibi. Suç nedeniyle taşınmaklara, hak ve alacaklara el konulması için BDDK, MASAK, SPK’dan rapor alınması gerekiyor. Bu çok önemli, yatırım güvenliği bakımından son derece önemlidir. Böylelikle yatırım güvenli ve teşebbüs hürriyeti bakımından bu çok önemli.”

Diyarbakır Emniyeti’nde deprem

Emniyet müdür yardımcıları ile terör ve narkotik şubedeki müdür yardımcıları ile uzman polisler pasif göreve alındı

Yolsuzluk ve rüşvet iddialari üzerine başlatılan 17 Aralık operasyonu sonrası emniyet teşkilatında başlatılan görevden almalar devam ediyor. 25 Ocak’ta 9 şube müdürünün yerinin değiştirilmesinden ardından dün gece emniyetin bütün ‘yardımcımüdürleri’ görevden alındı. Bütün il emniyetmüdürlerinin yeri değiştirilirken Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Şube Müdürlüğü ve KOM Şube Müdürlüğü’nün de aralarında bulunduğu bütün şube müdür yardımcılarının görev yeri değiştirilerek ‘pasif görevlere’ gönderildi. Alanında uzman çok sayıda polis memuru ise karakollara atandı. Görevden alınan müdür yardımcıları ile şube müdüryardımcılarının yerine polis okulunda görev yapanmüdürler atandı. Diyarbakıremniyetindeki tayinlerin önümüzdeki günlerde daha kapsamlı devam edeceği öğrenildi.

TERÖRDEN SORUMLU MÜDÜR YARDIMCISIPOLİS OKULUNA ÖĞRETMEN OLARAK GÖNDERİLDİ

Yolsuzluk, rüşvet ve kara para operasyonunun ardından görevden alınan Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in yerine Aksaray Emniyet Müdürü Halis Böğürcü atanmasıyla tasfiyelere başlandı. Böğürcü’nün göreve gelmesinden kısa süre sonra 9 şube müdürünün yeri değiştirildi. En kapsamlı görev değişiklikleri ise dün gece yaşandı. Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcılarının tamamı görevden alındı. Yerine polis okulunda derslere giren müdürler getirildi. En büyük görevden almalar ise KOM, Narkotik, TEM ve Asayiş Şube Müdürlüklerinde yaşandı. Bu birimlerde görevli şube müdüryardımcılarının tamamı görevden alınarak ‘pasif’ görevlere atandı. Bazı müdür yardımcıları da ilçeemniyet müdür yardımcılığı gibi ‘pasif görev’e gönderildi. Bu şubelerde görevli, ‘terörle mücadele’ başta olmak üzere uyuşturucu gibi bölgenin en önemli sorunlarında uzman olan komiser, komiser yardımcıları ile çok sayıda polis memuru yine pasif görev olarak karakollara gönderildi. Diyarbakır’daterörle mücadeleden sorumlu il emniyet müdür yardımcısı da Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulu’na öğretmen olarak tayin edilmesi dikkat çekti.

TASFİYELERİN DEVAM ETMESİ BEKLENİYOR 

Alınan bilgiye göre, Diyarbakır emniyetinde tasfiyeler bölgenin en önemli iki birimi olan Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlükleri’nde devam etmesi bekleniyor. Bu iki şubenin bölgede bugüne kadar gerçekleştirilen başarılı operasyonların merkezi konumunda olduğu biliniyor. Bu şubelerin çalışması sayesinde, çözüm sürecinden önce terörörgütüne kırsalda büyük darbe vurulmuş, kamuoyunda ‘örgütün ciddi zayiat vermesi nedeniyle çözüm sürecini kabul ettiği’ şeklinde yorumlar yapılmıştı.

Yine bölgenin en önemli operasyonlarından biri olan terör örgütü KCK’nın gölge bir devlet olduğunuTEM ortaya çıkarmıştı. Terör örgütünün Kent Meclisleri yapılanması, PKK’nın Öz Savunma Birimleri, PKK’nın yeni şehir yapılanması olan YDG-H gibi önemli faaliyetleri deşifre eden bu şubeler, çok sayıda bombalı saldırı girişimini engellemişti.

CHA

 

Çağlayan Adliyesi’nde deprem

İstanbul’da görevli 90 savcının görev yeri değişti

Çağlayan Adliyesi‘nde 192 savcıdan 90’nın yeri değiştirildi. Adliyeye yeni atanan Başsavcı Hadi Salihoğlu’nun göreve gelmesi sonrası basın mensuplarına söylediği “Esaslı görev değişikliğiyapacağım. Buraya geldiğimiz belli olsun” sözlerini hayata geçirdi. 

Salihoğlu, Balyoz, Ergenekon, Devrimci Karargah davalarına bakan savcılar da dahil 192 savcıdan 90’ının yerini değiştirdi. Yeni görevlendirme listesini e-mail yolu ile ileten Başsavcı Salihoğlu, savcılara bir de not gönderdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başarısının tüm savcıların başarısı olduğunu belirten Salihoğlu, notta “Göreve başladıktan sonra çalışma arkadaşlarımızın, çalışma düzeni ve görev alanını belirleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çalışma talimatı ve iş bölümü değişikliği bu ön yazı ile birlikte sizlere tebliğ ediyorum” dedi. 9 başsavcıvekilinin görev alanlarını yeniden düzenleyen Salihoğlu, Teknik Büro isimli bir birim kurdu. Tüm teknik ve fiziki takip taleplerin bu birim üzerinden yapılacağı öğrenildi. Balyoz Davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma savcısı Hüseyin Kaplan, 40.Asliye Ceza Mahkemesi’ne duruşma savcısı olarak atandı. 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Naci Kanık getirildi.

Ergenekon Davası duruşma Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş’a ek görev verildi. Bu isimler kendi görevlerinin yanında noter ve icra müdürlüğü denetimi işlerine bakacak. 17 Ağustos soruşturmasında görev alan memur suçları soruşturma bürosu savcıları tamamen dağıtıldı. Söz konusu büroda eski ekipten sadece Ekrem Aydıner kaldı. Celal Spor savcısı olarak görev yapan Taner Tabel 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne duruşma savcısı oldu.

MHP’ye yönelik saldırıda 4 gözaltı

Esenyurt’ta MHP’ye yönelik saldırıyla ilgili olarak 1’i çocuk yaşta 4 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Esenyurt’ta bir kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili olarak 1’i çocuk yaşta 4 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
CENAZE ADLİ TIP’TAN ALINDI
Esenyurt Milliyetçi Hareket Partisi seçim irtibat bürosu önünde dün yaşanan olaylarda yaşamını yitiren Cengiz Yücel’in (Akyıldız) cenazesinin Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemleri tamamlandı. Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na gelen partililer ve ve yakınları Yücel’in cenazesini saat 10.00’da teslim aldı. Cenaze önünde Türk bayrağı bulunan cenaze aracıyla Fatih’e götürüldü. Cenaze arabasına polis araçları da eşlik etti.

MİLLİYET

İstanbul’da kar başladı

Orta Akdeniz’den gelen yağışlı hava Balkanlar’dan gelen soğuk havayla birleşti. Ve günlerdir mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıklar yerini soğuk ve karlı havaya bıraktı.

Meteoroloji Genel müdürlüğü, Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havanın, Balkanlar’dan gelen soğuk havayla birleşerek tüm Türkiye’de soğuk ve kar yağışlı havaya dönüşeceğini ve kar yağışının tüm bölgelerde etkili olacağını açıkladı.

İSTANBUL’DA KAR BAŞLADI

İstanbul’da kar yağışı başladı. Sabah saatlerinde başlayan kar yağışının Hadımköy çevresinde etkili olduğu görüldü.

Hava sıcaklarının aniden azaldığı İstanbul’da beklenen kar yağışı başladı. Sabah saatlerinden itibaren İstanbul Avrupa yakasında Hadımköy ve çevresinde kar yağışı etkili oldu. Kar yağışınedeniyle trafikte bir aksama gözlenmedi. Şehrin kuzey kesiminde etkili olan kar yağış sürüyor.

KUZEY EGE’DE ŞİDDETLİ FIRTINA

Soğuk hava Trakya’dan giriş yaptı. Edirne, Kırklareli ve İstanbul’da önceki gün ve dün ölçülen sıcaklar arasında ciddi fark var. 2 gün arasındaki sıcaklık farkı İstanbul için 12 dereceden fazla. Edirne ve Kırklareli’nde ise bunun da üzerinde.

Kuzey Ege’de şiddetli fırtına bekleniyor. İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Orta Karadeniz hariç ülke genelinde yağış bekleniyor. Yağışlar, Akdeniz’in kıyı kesimleri ve Güneydoğu Anadolu’da kuvvetli yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun güney ve batısında ise yoğun kar şeklinde olacak.Meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı uyardı.

ÇORLU’DA KAR YAĞIŞI BAŞLADI

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde sabah saatlerinden itibaren kar yağışı etkili olmaya başladı.
Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisine giren Trakya’nın yüksek kesimlerinde dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan kar Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde ise bu sabah saatlerinden itibaren etkili olmaya başladı. Çatılar ve arabaların üzeri kısa sürede beyaz örtüyle kaplandı.

EDİRNE’DE SICAKLIK SIFIRIN ALTINA DÜŞTÜ

Edirne’de hava sıcaklığı sıfırın altında 5 dereceye kadar düştü. Gün boyunca aralıklar süren hafif yağış dün akşam saatlerinden itibaren Hamzabeyli Sınır Kapısı ve Kapıkule Sınır kapısı civarında kar yağışına dönüştü. Soğuk hava nedeniyle kısa sürede yollar buzlandı. Hamzabeyli Sınır Kapısı yakınlarında çok sayıda TIR yoldan çıktı. Karayolları ekipleri iki sınır kapısına giden karayolları üzerinde tuzlama çalışmalarına başladı.
Kent merkezinde etkili olan hafif kar yağışı nedeniyle yollarda tuzlama çalışması yapılırken, çok sayıda araç yolda kaldı. Trafik ekipleri sürücüleri dikkatli gitmeleri konusunda uyarıyor.

 

Sivas’ta yolcu otobüsü devrildi

8 ölü ve çok sayıda yaralı var

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 8 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Van’dan Ankara’ya giden Yıldırım Ayaz yönetimindeki 63 AS 600 plakalı yolcu otobüsü, Sivas-Ankara karayolunun Yaraşbeli mevkisinde buzlanma nedeniyle kontrolden çıkarak şarampole devrildi.

Kaza ihbarının ardından bölgeye çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi. Kazada, ilk belirlemelere göre 8 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. Yaralıların bir kısmının yoldan geçen araçlarla, bazılarının ise ambulanslarla Sivas ve çevre ilçelerdeki hastanelere gönderildiği öğrenildi.

Otobüsün altında kalan kişilerin çıkarılması için Sivasİl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ile diğer görevliler çalışma başlattı. Kaza yerine, otobüsün kaldırılması için vinç sevk edildi.

Muavin Ahmet Ayaz, yaptığı açıklamada, otobüste 42 yolcunun bulunduğunu, uyuduğu için kazanın nasıl meydana geldiğini bilmediğini söyledi.

Otobüste, sürücü Ayaz’ın yanı sıra Selahattin Belin’in de şoför olarak görev yaptığı belirtildi.

AA

Yolcu otobüsü şarampole devrildi

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde bir yolcu otobüsü şarampole devrildi. Kazada 20 kişi öldü, 28 kişi yaralandı.

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi yakınlarında bir yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 20 kişi hayatını kaybetti.

Kayseri Valisi Orhan Düzgün, Pınarbaşı-Gürün karayolunun 35. kilometresinde yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 20 kişinin öldüğünü, 28 kişinin de yaralandığını söyledi.

Yaralıların ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındıklarını ifade eden Vali Düzgün, “Kazadan dolayı büyük üzüntü duyduk. Ben de olay yerine ulaşmak üzereyim. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim” dedi.

İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Öksüzkaya da, Pınarbaşı-Gürün karayolunun 35. kilometresinde yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 17 kişinin öldüğünü, 24 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

Kazada ölenlerin kimliklerinin saptanmasına çalışılırken, yaralılar ambulanslarla hastanelere taşındı.

Otobüs şoförü Ertuğrul Karasu, Kayseri Acıbadem Hastanesinde tedavi altına alındı.

Kazanın ardından olay yerine Pınarbaşı ilçesi ile kent merkezinden çok sayıda ambulans sevk edilmişti.

Jandarma, itfaiye ve AFAD ekipleri araçta sıkışanları kurtardı.

 

İlker Başbuğ´un tahliye istemi reddedildi

Savcı Zafer Koç’un, İlker Başbuğ’un ‘tahliye’ yönündeki mütalaasının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye talebini reddetti

Ergenekon davası hükümlüsü eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ için savcı tahliye yönünde görüş bildirdi. Ancak 14. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye talebini reddetti.

İlker Başbuğ’a ait Twitter hesabından ”İlk kez bir savcı İlker Başbuğ için tahliye talep etti. Mütalaasını paylaşıyoruz” diye yazıldı ve savcının tahliye talep ettiği yazının bir kopyası paylaşıldı.

Ergenekon Davası’ndan müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 2 yıldır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ avukatı aracılığıyla 31 Aralık 2013’te tahliyesini talep etmişti. Talebi değerlendiren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, İlker Başbuğ’un tahliye talebini reddederek, tutukluluk halinin devamına karar vermişti. Üst mahkeme olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz eden Avukat İlkay Sezer’in talebine ilişkin savcı Zafer Koç mütaalasını açıkladı.

SAVCI TAHLİYE TALEP ETTİ

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşma savcısı olarak görev yapan Zafer Koç, bir sayfalık mütalaasında şu ifadelere yer verdi: Kovuşturma aşaması neticesinde verilen kararda bugüne kadar geçen süre zarfında dosyanın kapsamlı oluşu, sanık sayısının fazlalığı gibi makul kabul edilebilecek nedenlerle gerekçeli kararın henüz oluşturulmadığı, gerekçeli kararın yazımı sonrası da temyiz incelemesinde geçecek süre ile sanığın kişisel özellikleri ve sosyal durumu birlikte değerlendirildiğinde mahkemece sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin kararda görülen amacın CMK 109. maddesinde yazılı görülecek bir veya birden fazla Adli Kontrol Tedbiri uygulaması neticesinde de sağlanabileceği vicdani kanaatine varılmakla, açıklanan nedenlerle adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle vakti itirazın kabulüne karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.”

MAHKEME REDDETTİ

Savcı Zafer Koç’un ‘tahliye’ yönündeki mütalaasının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti talebi karara bağladı. Mahkeme, tahliye talebini reddetti.

AK Parti’den sürpriz hamle!

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Efkan Âlâve AK Parti hukukçuları tartışmaların hedefindekiTerörle Mücadele Kanunu’nu (TMK) masaya yatırdı. Toplantıda Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) tümüyle kaldırılması formülü üzerinde duruldu.

Çerçevesi çizilen düzenlemeye göre; kaldırılan özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) yerine TMK kapsamında yetkilendirilen mahkemeler de kaldırılacak. 28 Şubat, Turgut Özal gibi önemli davaların da aralarında bulunduğu bu mahkemelerdeki yargılamalar genel yetkili mahkemelere aktarılacak. TMK ile görevlendirilen bu mahkemelerin dayanağını oluşturan TMK’nın 10. maddesindeki yargılama usulleri ise CMK’ya eklenecek.

HENÜZ TAKVİM YOK

TMK’nın kaldırılmasıyla oluşacak hukuki boşluklar ise Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak düzenlemelerle giderilecek. TMK’da yer alan ceza hükümleri TCK’ya aktarılacak. TCK’da zaten tanımlanmış ve ceza öngörülmüş suçların terör nedeniyle işlenmesi durumunda artırma sebebi olacağına ilişkin hükümde TCK’ya eklenenler arasında yer alacak. TCK’da “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar”, “Anayasal Düzene ve Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” ile “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlığı altında yer alan suçların terör amacıyla işlenmesi durumunda artırıma gidilecek. Düzenlemenin ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin ise herhangi bir takvimlendirme yapılmadığı öğrenildi.

HSYK yasa teklifinde 20 madde kabul edildi

HSYK yapısında değişiklik öngören kanun teklifinden 5 madde çıkarıldı, 20 madde ise oy çokluğuyla kabul edildi

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yapısında değişiklik öngeren 52 maddelik kanun teklifi metnini görüşüldüğü Adelet Komisyonu’nda 4,5,12,17 ve 25’nci maddeler geri çekildi. 4 gün devam eden komisyonda ise 20 madde ise oy çoğunluğuyla kabul edildi.

Geçtiğimiz Cuma günü başlayan komisyon, 26’ncı maddeden itibaren bugün saat 15.30’da kaldığı yerden devam edecek.

DHA

Gül, liderleri davet etti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, HSYK’nın yapısında değişiklik öngören teklifle ilgili görüşmelerde bulunmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı Çankaya Köşkü’ne davet etti.

Gül’ün davetine ilk yanıt Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Kılıçdaroğlu  Köşk’te Gül ile görüştü. Görüşme sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Türkiye bir devlet krizi yaşıyor. Demokrasi tarihinde önemli olay. Şu anda parlamentoda HSYK ile ilgili anayasa teklifi görüşülüyor. Demokrasinin gelişmesini, yargının bağımsızlığını savunan bir partinin genel başkanı olarak endişelerimizi Cumhurbaşkanımıza aktardık. Görüş tartışılıyor.

“İKİ MADDE SUNDUK”

Biz TBMM’de görüşülen HSYK yasa teklifinin geri çekilmesi ve siyasi iktidarın yolsuzluk soruşturmalarına engel olunmaması gerektiğini ilettik.

“KENDİ VİCDANININ EMRİNDE OLAN YARGI İSTİYORUZ”

Yargı teminatını güçlendirmek istiyoruz. Yargının bağımsız ve tarafsız olmasını istiyoruz. Bizim görüşümüz Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun birbirinden ayrılmasıdır. Kendi vicdanının emrinde olan yargı istiyoruz bunları aktardım.

BAHÇELİ 15.00’TE ÇIKACAK

Devlet Bahçeli saat 15.00’te, Selahattin Demirtaş ise saat 18’00’de Köşk’e çıkacak.

Zekeriya Öz’den atama kararına itiraz

Bakırköy’e Başsavcı Vekili olarak atanan Savcı Zekeriya Öz atama kararına itiraz etti.

Savcı Öz, yıllık izne ayrıldı.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 17 Aralık 2013’te İstanbul’da başlatılan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasına imza atan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz’ü görevinden alarak Bakırköy adliyesine atamıştı.

Bakan Bozdağ: Biz de hata yaptık

‘Yüce Divan’a çıkmaktan bir çekincem yok’

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM Adalet Komisyonu’nda milletvekillerinin HSYK teklifiyle ilgili soru ve eleştirilerini yanıtladı. Milletvekillerinin zaman zaman Yüce Divan ile ilgili ifadeler kullandığını anlatan Bozdağ, bunları üzüntüyle karşıladığını vurguladı. Yasama faaliyeti yaptıklarını, bu yetkinin Meclis’e ait olduğunu belirten Bozdağ, şunları söyledi:

“Kanun koymak ve değiştirmek TBMM’nin görevleri arasındadır. Teklifin görüşülmesi yasama yetkisi çerçevesindedir. Türkiye’nin tarihinde Meclis’ten çıkarılan kanundan dolayı Yüce Divan’da yargılanmış birini hatırlamıyorum. Biz doğru bir iş yapıyoruz. Doğru işleri de her yerde savunuruz.”

‘VEREMEYECEK HESABIM, YÜCE DİVAN ÇEKİNCEM YOK’

“Eğer birileri Yüce Divan’da yargılama gibi bir şey yaparsa ona da açığız. Ondan da hiç korkumuz,
çekincemiz yok. Yaptığımız işlerin hesabını çok rahat veririz. Bekir Bozdağ olarak hem halka hem Allah’a hem de mahkemelere veremeyecek hiçbir hesabım yok. Yüce Divan’a çıkmaktan da bir çekincem yok.”

‘YARGI HER ZAMAN TARTIŞILDI’

“Türkiye’de yargı her zaman tartışıldı, savcılarıyla tartışıldı. Dün baktığınızda başka savcılar vardı isimleri yukarıda, şimdi başkaları var. İsimler değişiyor ama tartışmalar değişmiyor. Geçmişte de oldu. Biz de hata yaptık. Soruşturma veya kovuşturmanın muhatapları farklı olduğunda sesimizi biraz daha gür çıkarmamız lazımdı. Bunu kendi adıma da bir eksiklik olduğunu söylüyorum. Keşke biraz daha Bekir Bozdağ olarak bu noktalarda, bugünden o gün daha gür sesle yapılanlar karşısında sesimizi çıkarsaydık diye kendi kendime söylüyorum. Bu yasayı çıkarırken o dönemde, üst Kurul’un yaptıkları birtakım sıkıntılar doğdu, tartışıldı, hakikaten ideolojik yapılanmadan herkes şikayetçi oldu. O dönemde biz yargı ideolojilerin esiri olmasın, bir grubun, mensubiyetin, inancın veya ideoloji ne olursa olsun. O düşünceyle getirdik. Getirdik yasayı koyduk, yürürlüğe girdi. Yasaya, herkesin bir oy kullanmasını koymuştuk. Amacımız da bir oy kullansın, herkes bu Kurul’da olsun, her renk olsun, ekipleşme olmasın, uzlaşma olsun. Bizim niyetimiz bu ama ortaya çıkan durum; bir mensubiyetten başka bir mensubiyete intikal oldu. Bir ideolojiden başka bir ideolojiye geçti. Biz bu yapıyı gördük. Dün bunu yaptık diye, 3 yıl önce yaptık diye bugün ısrar etmenin Türkiye’ye faydası yok. Burada toplantı ve karar yeter sayısında düzenleme var. Toplantı yeter sayısını artırıyoruz. Genel Kurul’dauzlaşmayı zorlayacak ve kim çoğunluk olursa olsun sonuçta uzlaşmanın olduğu bir yapı çıksın diye arzu ediyoruz.”

AA

 

Cemil Çiçek’ten flaş açıklama!

TBMM Başkanı Cemil Çiçek yeni HSYK düzenlemesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Çiçek, “Anayasa’ya uygunluk ilk incelenecek konudur. Her kanun tasarını Meclis’e geldiğinde tartışılır. Tartışma yapılır. Herkes düşüncesini söyler. Komisyon üyesi arkadaşlarımız bundan istifade eder.” dedi.

“SİYASET YAPACAKLARSA GELİRLER BİR PARTİYE GİRERLER”

‘Kayıt dışı siyaset yapılıyor” diyen Çiçek,”Siyaset yapacaklarsa gelirler bir partiye girerler. Filanca kuruluş benden çok siyaset yapıyor. Kendi görevleri dışında kayıt dışı siyaset yapıyor. Herkes vicdan muhasebesi ve özeleştiri yapsın.” dedi.

“Sokakta ülke nereye gidiyor diye konuşuluyor? Bu nereye gider?” sorusuna Çiçek, “ Vatandaş ne isterse konuşur. Elbette vatandaş seçimler var bu sebeple ne oluyor ne bitiyor her şeyi sorar, düşünür, konuşur. Toplumun konuşmaması tehlikelidir.” dedi.

Çiçek konuşmasını şöyle sürdürdü:

Mutabık kalamadığımız bir nokta var. Her türlü sorun hukuk işletilecek çözülecektir. Yapmamız gerek bu mekanizmayı çalıştırmaktır.

Ceza Mahkemesi çalışıyor mu bu ülkede? Meclis Başkanı bu lafları ilk kez konuşuluyor gibi söylüyorsunuz. Savcının elinde olması gereken dosya nasıl oluyor dabaşka elde oluyor. Birilerini sabahın 3’ünde götürüyoruz. İyi de soruşturmanın gizliliği de ihlaldir. Onu da ihlal ediyoruz. Türkiye önemli ülke. Övünmek için söylemiyoruz. Yazılan çizilen her türlü tartışma Türkiye’deki kadar dışarıda bir değerlendirme konusu yapılıyor. Türkiye’de bu adamların yatırımları var. Benim yanlışım başkasının yanlışının gerekçesi olamaz.

DİLİMİZLE BAŞKALARINA ZARAR VERMEYELİM

Siyasetçi dilini iyi kullanması lazım. Kamuoyunu meşgul edecek sonra ben bunu söylemedim diyecek. Birbirimizle ilgili güzel temennilerde bulunalım. Dilimizle başkalarına zarar vermeyelim.

Yeni bir “Dotcom” krizi mi geliyor?

Yüksek değerlemeler ile birbiri ardında halka arz edilen sosyal medya ve internet şirketleri, 1999’daki Dotcom krizini hatırlatıyor

Hisselerin Mart 2009’dan bu yana birbiri ardına rekorlar kaydetmesiyle “balon” arayışına  giren yatırımcılar, Facebook’un Mart 2012’de 100 milyar dolar, Twitter’ın da Kasım 2013’te 24.4 milyar dolar değerlemeyle tamamladıkları ilk halka arzlarının ardından sosyal medya hisselerine daha dikkatli bakmaya başladı. Küresel krizin ardından “balon” kuşkusu daha yaygın bir hâle geldi. Konut tarafında ve gelişen piyasalarda balon arayanların yanısıra, 1999’daki Dotcom krizinin gölgesinde sosyal medya ve internet üzerinden hizmet veren ve “bulut şirketleri” olarak da bilinen kuruluşların hisselerindeki aşırı hızlı tırmanış ve yüksek değerlemeler, analist ve ekonomistlerin, sosyal medya hisselerini de “olası balon” tehdidi için yakın takibe almasına neden oldu.

Bloomberg’in 19 Kasım 2013’te, 750 kullanıcısının katılımıyla yaptığı anket, analistlerin en çok balon olarak gördüğü varlık sınıfının internet ve sosyal medya hisseleri olduğuna işaret ediyor. Analistlerin yüzde 49’u sosyal medya hisselerinde hâli hazırda bir balon görürken, yüzde 33’ü henüz balon olmadığını, ancak “balonun eşiğinde” olduğunu düşünüyor.

LinkedIn, Facebook, Twitter, Pinterest, Zynga gibi çok bilinen sosyal medya şirketlerinden, Workday gibi daha az bilinenlere kadar daha birçok yeni şirket ve elbette yatırımcı da internetin ve sosyal medyanın düşük maliyetli popülaritesine kapılıyor. Kazanç profillerine kıyasla, değerlemelerin çok yüksek olması, sosyal medya ve diğer internet hisselerini tehdit hâline getiriyor . Peki sosyal medya hisselerinin yüksek değerlemelerini tabansızlaştıran ve popülaritelerini paraya çeviremeyeceklerini düşündürten ne?

Sosyal medya kullanıcılarının çoğunun genç olması ve genç kuşağın, toplam tüketimin çok büyük kısmını kaplamaması ve bu nedenle de sosyal medyanın sırtını dayadığı reklamları verecek olanların, ürünlerinin bu kitlede yeterince alıcı bulamayacak olması

Mevcut sosyal medya kullanıcısı olan genç kuşağın, yaşları ilerledikçe, sosyal medya ile bağını azaltacak olması ve gelecek yeni kuşağın da, ekonomik algıda çoğu zaman görüldüğü şekilde, ebeveynlerinin “popüler ve cool” buldukları şeyleri çok fazla beğenmeyecek olması

Maliyet kesintisinin, sosyal medya şirketlerini oluşturmanın, neredeyse sıfıra yakın maliyetle mümkün olmasından ve ilerleyen zamanlarda da işgücü dışında çok fazla maliyetinin olmamasından ötürü, kazançları artırma bağlamında söz konusu olamaması

Kazançların artırılması için hizmetlerin ücretli hâle getirilemeyecek olması; zira girişlerden para istenmesi hâlinde kullanıcıların başka mecra bulması, internet ve sosyal medya dünyasında çok kolay.

Yukarıda sıralanan tüm nedenler, sosyal medya şirketlerinin kazanç imkanlarını büyük oranda reklam gelirlerine bağımlı hâle getiriyor. Ancak reklam gelirlerinin, ekonominin genel hâli ve tüketici güveni ile karın bağının olması, sosyal medya hisselerini, makro temeller üzerinden, kazanç bakımından çift taraflı etkiliyor.

Forbes yazarı Jesse Colombo, daha 2012’de Facebook’un ilk halka arzı sırasında kaleme aldığı çalışmasında, sosyal medya ve internet şirketlerinin, piyasalarda (mutlak değerle) 20 ve altı seviyelerde sağlıklı olarak algılandığı Fiyat/Kazanç oranlarına dikkat çekiyor. Çalışmaya göre,LinkedIn’in 2012’deki Fiyat/Kazanç oranı 1000’leri bulurken, Groupon’un Kasım 2011’de yaptığı ilk halka arzındaki Fiyat/Kazanç oranı 107, Aralık 2011’de halka arz edilen Facebook oyunlarının yazılımcısı Zynga için ise bu oran 175 seviyelerindeydi. Nasdaq’ın verilerine göre, Facebook’un 2013’teki Fiyat/Kazanç oranı 95.33; geçtiğimiz yıl kazanç kaydedemiş olan Twitter’ın Fiyat/Kazanç oranı ise (kazançlarındaki eksi rakamdan ötürü) -83.91 düzeyinde.

Dotcom krizi döneminde Fiyat/Kazanç oranları 100 ila 200 seviyelerinde seyrediyordu; bu da sosyal medya ve internet hisselerinin, neden yükseliş öngörüsüne sahip analistleri bile kuşkucu hâle getirdiğini açıklıyor.

California Institute of Technology’nin (Caltech) finans profesörlerinden Aswath Damodaran ve Janus Capital gibi varlık yönetimi şirketleri, değerlemelerin, 99 internet balonu dönemindekeleri hatırlattığını ve bazı sosyal medya şirketlerinin değerlemelerinin tıpkı o dönemdeki kadar genişlemiş olduğunu söylüyor.

Öte yandan bazı analistler, yüksek değerlemelerin, tüm sosyal medya ve internet hisseleri için “sonun ilânı” olmayabileceğini de belirtiyor. Facebook ve LinkedIn gibi her yaştan kullanıcıya sahip olan şirketlerin, silkelenmeden sonra Twitter gibi daha genç ve daha popüler bir kitleye sahip olanlara fark atabileceğine dikkat çeken analistler, önemli olanın, mikro ve makro hikayeleri doğru bir şekilde değerlendirerek, bu ayrımın yapılması olduğunu söylüyor.

Diğer tarafta Bloomberg Businessweek yazarı Joshua Brustein, geçtiğimiz yaz kaleme aldığı makalesinde, sosyal ağ balonunun yavaşça sönmeye başladığını  söylüyor. Teknoloji yatırımcısı Bridgescale Partners’ın eşkurucusu Matthew Cowan’ın 2011’de “Silikon Vadisi’nin doyum noktasına geldiği ve yeni bir balon içinde olduğunu” söylediği sözlerine dikkat çeken Brustein, sosyal medya hisselerinin 2011’in 3. çeyreğinde zirveye çıktığını, 2012’nin ortalarında da bu genişlemenin sona erdiğini belirtiyor.

İyimser analistlerin bazıları ise, bu kadar çok kişinin sosyal medya ve internet hisselerinde balon görmesinin, balonun patlamadan sönerek, ekonomiye hasar vermeden bu riskin atlatılacağı anlamına geldiğini ifade ediyor.

Ancak Twitter hisselerinin Aralık sonunda 70 dolara kadar tırmanması, balonun hâlen şişmekte olduğu endişesini tetiklemeye devam ediyor.

Tuğçe Özsoy (tozsoy@bloomberght.com)

Bloomberg HT.com Editörü

Kaynaklar: Nasdaq, Bloomberg, Business Insider, Forbes, Bloomberg Businessweek

Yargıtay Şahin’e ‘İmam’ı sordu

Yargıtay, Şahin’den o sözleri için bilgi ve belge istedi

Yargıtay, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’e resmi bir yazı göndererek, ‘İmam kim?’ diye sordu; elindeki bilgi ve belgeleri istedi.

Şahin’in ‘Yargıtay’daki Cemaat İmamı’ açıklamalarının ardından YARSAV suç duyurusunda bulunmuştu.Yargıtay Başkanlığı ise yazılı açıklamasında, “Bilgi ve belge gönderilmesi durumunda gereken yapılır” demişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı YARSAV’ın suç duyurusunu görevsizlik kararıyla YargıtayBaşkanlığı’na göndermişti. Dosyayı incelemeye başlayan Yargıtay 1. Başkanlık Divanı, Şahin’e resmi bir yazı gönderip iddiasının dayanağını sordu.

Şahin’in sözlerinin de hatırlatıldığı yazıda, soruşturmanın sonuca ulaşması için Şahin’den elindeki somut bilgi ve belgeleri Yargıtay’a göndermesi istendi. Şahin daha önce “Elimdeki bilgileri paylaşmaya hazırım” demişti. Şahin’in göndereceği bilgiler ışığında Yargıtay soruşturmasının
derinleştirecek. ‘İmam’ olduğu belirtilen kişi tespit edilirse yargılanması için soruşturmanın sonucuna göre Yüce Divan’a sevkedilebilecek.

ŞAHİN NE DEMİŞTİ?
Şahin, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerine başlatılan 17 Aralık operasyonu sonrası yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Önemli bir holdingin başında bulunan kişi hakkında bir ceza davası var ve mahkûm olmuş; dosya Yargıtay’a gelmiş. Yargıtay’da Cemaatin İmamı diye nitelendirilen kişi, bu önemli kişinin dosyası ile ilgili nasıl karar verileceği noktasında dosyanın kısa bir özeti ile Pensilvanya’ya sormuştur. Bir savcı, hakim böyle bir şey yapabilir mi diye düşündüm ama hafızam kabul etmedi. Ama araştırdığımda maalesef bunun doğru olduğunu öğrendim. Kamuda görev almış bir takım işgüzarlar var. Hocaefendi de ‘adalet neyi gerektiriyorsa öyle karar verin’ demiş; Allah razı olsun. Oraya sempati duyan oraya mensubiyet içerisinde bulunan bir takım kamu görevlileri belki yaranmak için bu tür yanlışlıklar yapabiliyor. Yargıda böyle bir düşünce ile hareket edilirse yargıda adalet tecilli eder mi? Maalesef Yargıda ve Emniyette böyle bir yapı oluştu.”

 

Zekeriya Öz 2013‘te hiç çalışmamış

Son iki yıl içinde 18’i yurtdışı olmak üzere 36 geziye çıkan eski İstanbul Başsavcı Vekili Zekeriya Öz’ün 2013’te tek bir soruşturma bile yürütmediği ortaya çıktı. Öz’ün iş cetvelinde, baktığı dosya sayısı “sıfır” olarak yer aldı.

Yaptığı geziler sebebiyle adı Evliya Çelebi’ye çıkan eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz’ün karnesi “0” çıktı. Öz’ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yaptığı 2013 yılında hiçbir soruşturmaya bakmadığı ortaya çıktı.

İŞ CETVELİ DÜZENLENİYOR 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından her yıl düzenli olarak çıkarılan iş cetvelinde savcıların aldıkları soruşturmalara ilişkin bilgilere yer veriliyor. İş cetvelinde savcıların üstlendikleri soruşturmalardan kaçını davaya dönüştürdükleri kaçına takipsizlik verdikleri kaçını da görevsizlikle ellerinden çıkardıklarının detayları sıralanıyor. 2012 ve 2013’te 18’i yurtdışı olmak üzere toplam 36 seyahate çıktığı belirlenen İstanbul eski Başsavcı Vekili Zekeriya Öz’ün iş cetvelinde sıfırcı olduğu belirlendi. İş cetveline göre Zekeriya Öz 2013’te hiçbir soruşturmaya bakmadı. Öz kendisi yürütmek üzere dosya almadığı için ne iddianame yazdı ne de takipsizlik kararı. Oysa ki Zekeriya Öz İstanbul Adliyesi’nde Kaçakçılık ve Narkotik Suçlar gibi önemli bir bürodan sorumlu. Önemli soruşturmaları kendisinin yürütmesi gerekiyor.

KRİTİK DOSYALAR 

İstanbul Adliyesi’nde birçok Başssavcı Vekili önemli soruşturmaları kendileri yürütüyor. Özellikle Başsavcı Vekilleri Ali Cengiz Hacıosmanoğlu, Oktay Erdoğan, Ateş Hasan Sözen ve Fehmi Tosun kritik soruşturmaları kendi elleri ile yürütüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan “Çalışma Talimatı”nda da Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri’nin görevleri arasında adli işleri yapmak olduğu gibi gerektiğinde duruşmalara çıkmak bile bulunuyor.

DOSYA SEÇMEKTE SERBEST

İstanbul Adliyesi’nde Müracaat Bürosu’na verilen şikâyet dilekçeleri ya da polis evrakları suç çeşitlerine göre çeşitli bürolara dağıtılıyor. Dağıtılan dosyalar, bürolardan sorumlu başsavcı vekilleri tarafından büro savcılarına dağıtılıyor. Başsavcı vekilleri istedikleri dosyaları istedikleri savcıya teslim etmekle yetkili oldukları gibi istemeleri halinde herhangi bir dosyaya kendileri bakmakta da serbest.

ZEKERİYA ÖZ YİNE BELGE GÖSTEREMEDİ

SABAH’ın duyurduğu Dubai tatilinin ardından hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ileri sürerek “Belgeleriyle ibraz edeceğim” diyen savcı Zekeriya Öz, dün yaptığı açıklamada bir belge gösteremedi ve faturalı harcamaları için “düzmece” demekle yetindi. Öz, dün Çağlayan Adliyesi’ndeki ofisinde yaptığı açıklamada tatilin samimi dostu olduğunu belirttiği Dubai’de yaşayan işadamı Halil İbrahim Demirhan tarafından organize edildiğini söyledi. Öz’ün belge gösteremediği o açıklamasından satır başları:

3 GÜN KALDIM: Dubai’deki giriş giriş tarihim 17 Ekim 2013, çıkış tarihim ise 20 Ekim 2013’tür. Bu seyahat, dostum olan Halil İbrahim Demirhan tarafından organize edilmiştir. Demirhan, uzun yıllardır Dubai’de yaşayan ve ülkede tanınan bir işadamıdır. Bugüne kadar kendisinin benden adli konulara ilişkin herhangi bir talebi olmamıştır.

UÇAK BİLETİNİ BEN ALDIM: Uçak biletleri tarafımdan nakit para ile bir seyahat acentesinden alınmış, geziye daha sonradan katılmaya karar veren çocuğumun uçak bileti ise kendisine ait kredi kartı ile alınmıştır. Gezinin tüm masrafları tarafımdan ve geziye benimle birlikte katılan meslektaşım tarafından ödenmiştir.

YEDİĞİM İÇTİĞİM BİR ŞEY YOK: Otelde oda servisi olarak yediğimiz herhangi bir yemek yoktur. Oteldeki ücretlere sabah kahvaltısı dahildir. 3 günlük tatilde otelde sadece bir öğün yemek yenilmiştir.

4250 DOLAR ÖDEDİM: Gezinin maliyeti uçak biletleri dışında ailemle birlikte şahsım için 4 bin 250 dolar, meslektaşım ve ailesi için 3 bin 500 dolardır. Bunlara ilişkin bilgi ve belgeler yapılan inceleme sırasında ibraz edilecektir. Öte yandan eski İstanbul Başsavcı Vekili Öz’e Bakırköy Adliyesi’ne atanmasına ilişkin tebligat ulaştı. Öz, kendisine geçici görev verildiğini, İstanbul Adliyesi’ndeki odasını boşaltmayacağını ve eşyalarının bir kısmını alacağını söyledi. (Sabah)